Ağzının kokusunu çekmek
Bir kimsenin dayanılmaz, çekilmez tutum ve davranışlarına katlanmak.
"Yeter artık, daha fazla senin ağız kokunu çekemem."
Azarlanmak, paylanmak.
"Senin yüzünden öğretmenden zılgıt yedik."
Bir kimsenin dayanılmaz, çekilmez tutum ve davranışlarına katlanmak.
"Yeter artık, daha fazla senin ağız kokunu çekemem."
Sert söz ve davranışlarla karşılık vererek bir kimseyi yaptığına pişman etmek.
"Demek öyle, ben de senin ağzının payını vermezsem bana da Hasan demesinler!"
Akıllı, dengeli ve ölçülü bir kişinin yapacağı iş olmamak.
"Akıl kârımı şimdi senin yaptığın bu iş?"
Dengeli, yaramazlık etmeyen, ölçüsüz ve taşkın davranışlarda bulunmayan.
"Senin çocuk pek akıllı uslu görünüyor."
Bir işin gizli yönlerini, niteliğini, asıl sebebini anlayamamak.
"Senin bu işi nasıl berbat ettiğine hâlâ akıl sır erdiremedim."
Tutarsız, dengesiz, ölçüsüz, delice davranışlarda bulunmak.
"Bırak o bıçağı, aklından zorun mu var senin?"
Birinin yüzünden büyük haksızlığa uğramak, zarar görmek.
"Eğer bu malı satamazsam senin ateşine yanmış olacağım."
Zorlu bir kavgaya tutuşmak, ya da kavga edecek hâle gelmek.
"Senin o dilin yüzünden adamla boğaz boğaza geldik."
Değerini, onurunu çok düşürmek.
"Seni arlanmaz utanmaz seni, beni iki paralık ettin, senin yüzünden topluma çıkamaz oldum!"
Birisi tarafından paylanmak, azarlanmak,"Çabuk ol, senin yüzünden laf işiteceğiz öğretmenden."
Paylanmak, azarlanmak, biri kendisine darılmak.
"Durup dururken babamdan söz işittik yine."
Ezberden değil, yazılı kâğıttan ya da kitaptan okumak.
Neler hissettiğini, durumunu yüzünden anlamak.
"Onun ne mal olduğu yüzünden anlaşılıyor."