Arada dağlar kadar fark olmak. (Aralarında karlı dağlar olmak)
Aralarında her yönden büyük ayrılıklar bulunmak, benzer nitelikler pek az olmak.
Bağırıp çağırarak, yükseklerden atıp tutarak çıkışmak; kendini büyük göstererek kaba kuvvet gösterisinde bulunmak.
Aralarında her yönden büyük ayrılıklar bulunmak, benzer nitelikler pek az olmak.
Bir paylaşmada en büyük pay.
Ortaklardan en güçlüsünün aldığı en büyük pay.
Hak edilenden daha çok alınan pay, en güçlünün aldığı pay.
Yüksekten atıp tutmak, kuru gürültü yapmak, boş tehditlerde bulunmak, korkutucu, iri sözler söylemek.
Gücünün üstünde olan işleri yapmaya kalkışmak.
"Çekil lütfen, başından büyük işlere kalkışıp da kendini rezil etme bari."
Büyük bir tehlikeyi göze alarak bir işe girişmek.
Çok fazla para koyarak kumar oynamak.
"Büyük oynadım, ya kaybedeceğim, ya da kazanacağım."
Başkasının düştüğü kötü duruma düşmeyeceğini söyleyerek övünmek.
"Ne demiş atalarımız, büyük lokma ye, büyük söz söyleme."
Kendini vererek, büyük bir dikkatle dinlemek.
"Babasının söylediklerini can kulağıyla dinlemeye başladı."
İnsana yakışmayan; olgunluğa, yaşa uygun düşmeyen yersiz ve kaba davranışlarda bulunmak.
"Bir çiğlik edip de toplantıyı berbat edecek diye ödüm...
Edepsiz, geçimsiz, kaba saba kimsenin tepkisine yol açacak davranışlarda bulunmak.
"Şu çirkefe taş atıp da başını belâya sokmadan gir içeri!"
Çok büyük güçlüklerin altından kalkmak, ağır işleri başarmak.
"O, dağları devirir bir adamdır."
Güç yetmez gibi görünen büyük, ağır işler başarmak.
Yapacağı işe büyük bir önem verip özen göstererek girişmek.
"Başarılı olmak mı istiyorsun, dört elle sarıl işine!"
Bağırıp çağırarak, gürültü kopararak konu komşuyu rahatsız etmek, telâşlandırmak.
"Bağırıp durma öyle, mahalleyi ayağa kaldıracaksın."