Abes Kaçmak
Uygun düşmemek, yersiz düşmek.
Uygun olduğu sonucuna varmak.
Uygun düşmemek, yersiz düşmek.
Kendisine teslim edilmiş olan para ya da eşyanın, sayım sonunda, eksik olduğu görülmek.
Uygun giyinmekle birlikte farkında değilmişçesine açılmak.
Bir kişiye özel adından ayrı olarak dikkati çeken durumuna, niteliğine uygun ad vermek.
Konu dışı, gereksiz sözlerle karşısındakini şaşırtarak istediği sonuca varmak.
Doğru olduğu, gerçek olduğu anlaşılmak, ortaya çıkmak.
Tastamam, uygun, tıpatıp, gerçekte olduğu gibi.
"Söylediklerimi harfi harfine yerine getirdin mi?"
Birçok kimsenin ilgili olduğu olaydan yalnızca bir kimse zararlı çıkmak; beklenmediği hâlde, bir işin zararlı sonucuna katlanmak.
Ne olduğu, niteliği, soyu sopu, nereli olduğu bilinmeyen.
"Ne idiği belirsiz bir yığın insan hükümette yer almış."
Kıymetini tespit etmek, ne nitelikte bir kişi olduğu konusunda kanıya varmak.
"Hâlâ notunu veremedin mi o adamın?"
İçinde cinlerin olduğu kabul edilen bina ya da yer.
Kendisinde bazı gizli güçlerin olduğu sanılan, tehlikeli kabul edilen kimse.
"O eski ev tekin değil...
Uygun olsun olmasın, uygun zamanı kollamadan.
"Yerli yersiz konuşup duruyor geveze adam."