Açılıp saçılmak
Uygun giyinmekle birlikte farkında değilmişçesine açılmak.
Uygun düşmemek, yersiz düşmek.
Uygun giyinmekle birlikte farkında değilmişçesine açılmak.
Çok yoksul bir duruma düşmek.
Bir kişiye özel adından ayrı olarak dikkati çeken durumuna, niteliğine uygun ad vermek.
Akla uygun gelmemek, inanılacak gibi olmamak.
Anlamamak.
"Şu işleri bir türlü aklım almıyor.
Tereddüde düşmek, ne yapacağını kestirememek.
Düşüncesine uygun olmak.
Uygun bulduğu bir düşünce kafasına yerleşmek.
"Onun sana söyledikleri aklına yer eder inşallah."
Uygun olduğu sonucuna varmak.
İnsana yakışmayan; olgunluğa, yaşa uygun düşmeyen yersiz ve kaba davranışlarda bulunmak.
"Bir çiğlik edip de toplantıyı berbat edecek diye ödüm...
Birbirini tutmaz, yersiz, anlamsız, işsiz, yersiz yurtsuz, saçma sapan.
"İpi sapı yok bu sözlerin, daha inandırıcı olmalısın."
Yerinde olmamak, uygun düşmemek, yaraşmamak.
"Çocuğu herkesin içinde azarlaman hiç de yakışık almadı."
Uygun olsun olmasın, uygun zamanı kollamadan.
"Yerli yersiz konuşup duruyor geveze adam."