Aba altından değnek göstermek
Üstü kapalı sözlerle korkutmak.
Aklına takılmak.
Üstü kapalı sözlerle korkutmak.
Hatırlamak.
Kafasında bir düşünce doğmak.
"Aklına düşen her şeyi yapmak zorunda mısın?"
Daha önce düşünmemiş olduğu şeyi birden yapmaya karar vermek.
"Birden aklına esti, kalkıp sahile indi."
Uygun bulduğu bir düşünce kafasına yerleşmek.
"Onun sana söyledikleri aklına yer eder inşallah."
Yürürken herhangi bir sebepten ötürü ayakları birbirine takılmak, sendelemek.
"Korkusundan zavallının ayakları birbirine dolaştı."
Aklına koyduğu şeyi yapmak amacıyla, o an bulunduğu yerden kimseye danışmadan ayrılmak.
"Öyle her aklına estiğinde basıp gidemezsin buradan."
Bir düşünce, kişinin aklına uygun gelmek.
Belirtilen bir şeyi öğrenmek, ezberlemek.
Bir kişiyi bir şey yapmaya kandırmak.
Deneyimi az, toy acemi.
"Dünkü çocukların aklına ihtiyacım yok benim."
Dilenmek.
Başkasının yardımını almak için yalvarmak.
"İhtiyarlayıp da el açacağı hiç aklına gelmemişti."
Olacağını hiç aklına getirmemek, ihtimal vermemek.
"Bunu bana aldın ha! Rüyamda bile görsem inanmazdım!"
Ününü ve itibarını kaybetmek.
"Yıldızının bu kadar çabuk söneceği kimin aklına gelirdi ki!"
Aklına takılan bir şeyi anlamaya, kavramaya çalışmak.
"Akşamki mesele zihnimi kurcalayıp duruyor."