Abdal dili dökmek
Bir kimseden, yardakçı diliyle bir şey istemek, yada da bu dille birisine yaranmaya çalışmak.
Sevimli, çekici görünmek.
Yalandan dost görünmeye çalışmak.
"Yüze gülüp arkadan insanın ekmeğini alır onlar."
Bir kimseden, yardakçı diliyle bir şey istemek, yada da bu dille birisine yaranmaya çalışmak.
Önemli, değerli kimselerle görüşür olmak, onlar arasına karışmak.
Bir kimseyi, bir şeyi anımsamak ve anımsatmak istememek; unutmuş görünmek.
İnsanın gücüne gidecek, kırıcı.
Sözle oyalamaya avutmaya çalışmak.
Soğuktam çenesi titreyerek dişlerini birbirine vurmak.
Yapamayacağı bir işi yapabilir görünerek bir kimseyi oyalamaya, aldatmaya çalışmak.
Bir kimseyi konuşturarak belli bir konu üzerindeki düşüncesini öğrenmeye çalışmak.
Karşısındaki bir şey düşünemezmiş gibi ona yol göstermeye, kendi düşüncesini ona aşılamaya çalışmak.
İyi olan, yolunda giden bir durumu yanlış davranışlarla bozmak, olumsuz bir gidişe sokmak.
"Eline çekici alır almaz çiviye vurdu, çivi tahtayı yarıp geçti, bir...
Büyüklenmek, kibirlenmek, olduğundan fazla görünmeye çalışmak.
Bir şeyin içine hava doldurmak.
"Amma da hava basıyorsun, onları korkutacağını mı sandın.?"
İnsanın kanması için süslenmiş büyük yalan.
"İnanmayın ona, söyledikleri kuyruklu yalandan başka bir şey değil!"
Yaltaklanmak, birisine yaranmak için yapmacık davranışlarda bulunup şirin görünmeye çalışmak.
"Bütün gece boyunca şirket müdürüne kuyruk sallayıp durdu."