Deyimler
İletişim

"Kuyruk sallamak" deyiminin anlamı nedir?

Yaltaklanmak, birisine yaranmak için yapmacık davranışlarda bulunup şirin görünmeye çalışmak.

"Bütün gece boyunca şirket müdürüne kuyruk sallayıp durdu."

Kuyruk sallamak deyimine benzer deyimler

Abdal dili dökmek

Bir kimseden, yardakçı diliyle bir şey istemek, yada da bu dille birisine yaranmaya çalışmak.

Abdal dili dökmek

Açıl susam açıl

Bin bir gece masallarının baş kişisi Ali Baba’nın, Kırk Haramiler’in gömülerini saklandıkları mağaraya girmek için söyelediği bir büyülü söz olan bu deyim, bir...

Açıl susam açıl

Adet yerini bulsun diye

Gerekli olduğuna inanıldığı için değil, herkes öyle yaptığı için, ya da yapıldı densin diye.

Adet yerini bulsun diye

Alacağına şahin, vereceğine karga

Alırken bütün gücünü kullanan ve kolaylık gösteren, kimsede parasını bırakmayan; verirken ise bin bir güçlük çıkaran, vereceğini geciktirmek için elinden...

Alacağına şahin, vereceğine karga

Alayı karayı yığmak

Bütün kötü olasılıkları sayıp dökmek.

Bütün kötü olasılıkları sayıp dökmek.

Alayı karayı yığmak

Allah versin

Dilenciyi savmak için

"bekleme, sadaka vermeyeceğim" anlamında söylenir.

İyi şey elde edenlere memnunluk bildirmek için, kimi zaman da takılma ve şaka için...

Allah versin

Anan yahşi, baban yahşi

Bir kimseyi işini yaptırabilmek için pohpohlamak, gereğinden fazla överek istediğini elde etmeye çalışmak.

Anan yahşi, baban yahşi

Başa güreşmek

Yağlı güreşte başpehlivanlık için güreşmek.

En üstün sonucu almak için mücadele etmek, yarışmada birinciliği almak için uğraşmak.

"Takımımız öteden beri başa...

Başa güreşmek

Boğaz kavgası

Yaşamak için, geçinebilmek için yapılan didinme, uğraş.

"Hemen bütün insanlar boğaz kavgasının içinde kaybolmuş durumdalar."

Geçim içim uğraşıp didinme.

Boğaz kavgası

Etek öpmek

Yaltaklanmak, dalkavukluk etmek; birine yaranmak için katına çıkıp o kimsenin eteğini öpme davranışı içinde olmak.

"Bu makama etek öpe öpe çıktı soysuz herif."

Etek öpmek

Kırk dereden su getirmek

Birini kandırmak için çok dolambaçlı gerekçeler ileri sürmek, ikna edebilmek için çok uğraşmak.

"Ne inatçı adammış, bir evet demek için kırk dereden su...

Kırk dereden su getirmek