Aba altında er yatar
Giysi kişiliği belirlemez, kaba saba giysisinin içinde de yiğit kişi bulunur.
İsteksizce, istemeye istemeye, gönülsüzce (söylemek).
"Demek sizi de yarım ağızla davet ettiler."
Giysi kişiliği belirlemez, kaba saba giysisinin içinde de yiğit kişi bulunur.
Sert söz ve davranışlarla karşılık vererek bir kimseyi yaptığına pişman etmek.
"Demek öyle, ben de senin ağzının payını vermezsem bana da Hasan demesinler!"
Birbirimizden ayrılmayacağız, işler iyi de gitse, kötü de gitse hep birlikte yapacağız, beraberliği bozmayacağız.
"Bu toprağı yalnız ben mi atacağım, hayır...
Öteki işler arasında bir işi de yapıvermek.
Yapılmakta olan işler arasından işi de yapıvermek.
Bir yere istemeye istemeye, gönülsüz gitmek.
"Hoşlanmadığım bu insanların yanına yaklaştıkça ayaklarım geri geri gitmeye başladı."
O güzel şeyin yabancısı değilim. Benzerlerini ben de kullandım.
Bu konuda benim de kendi çapımda bilgim, tecrübem vardır.
Her işe uyar, her işe yarar, ince işler için de kaba işler için de kullanılabilir.
Birini işten çıkarmak, yol vermek, yanından uzaklaştırmak.
"Demek bize de sepet havası çalacakmış, görürüz bakalım!"
Hesap sormak ya da bir şey istemek için tutup bırakmamak.
"Beni de götüreceksin diye yakama yapıştı, ben de getirmek zorunda kaldım."
Sızlanıp şikâyet etmek, derdini döküp durmak.
"Çoluk çocuk açtı, kimse yardım elini de uzatmıyordu, birine de yanıp yakılmayı bir türlü kendine yediremiyordu."
Yaşayışını inandığı, doğru bildiği bir düzende sürdürmek.
"Sen de kendine özgü bir yol tuttun demek!"
Bir şey istemeye ya da söylemeye çekinmek, cesaret edememek.
"Babamdan para isteyeceğim ama bir türlü yüzüm tutmuyor."