Adı bile okumamak
Adı hiç söz konusu olmamak, hiç önem verilmemek.
Kılık kıyafet, giyim kuşam.
"Üstüne başına hiç bakmaz ki o."
Adı hiç söz konusu olmamak, hiç önem verilmemek.
Çok az konuşur, sessiz, kimseye karşılık vermez.
Oldukça sessiz, sakin, kendi hâlinde.
Konuşmayıp susan, derdini anlatmayan.
"Telâşlanma sakın, ağzı var dili...
O an ki durumu temelli olmayan bir çözümle kurtarmak veya bir işi kesin neticeye vardırmış gibi görünmek.
"İnsanları altmış altıya bağlamakta üstüne yoktur...
Çok tehlikeli, zarar verecek bir işin üstüne üstüne gitmek ya da böyle bir işe girişmek.
"Bırak o silâhı elinden! Ateşle oynadığının farkında mısın sen?"
Uğraştırıcı ve üzücü bir işin çıkmasına yol açmak.
"Bırak o bıçağı elinden, hiç yoktan başına iş açacaksın."
"Allah size bol kazanç versin" anlamında iyi dilek sözü.
Çok şükür ki iyi ki (hoşnutluk anlatır).
"Bereket versin ki ona bir şey olmamış."
O şeyde yarar yok, faydası olmaz.
"O arabada hiç iş yok, almaya değmez."
"Sıkıntı üstüne sıkıntı, terslik üstüne terslik, borç üstüne borç, aksilikler birbirini kovalıyor" anlamında kullanılır.
Belâsını aramak, kendisinin öldürülmesine yol açacak bir davranışta bulunmak.
"Kanına mı susadın sen, o katilin üstüne böyle gidilir mi hiç!"
Bir şeyle, bir işle ilişiği bulunmamak, o şeyle ilgilenmemek.
"O tarakta bezi olacağını hiç sanmam."
O işten umudunu kesmek, o işin olacağına inanmamak, parasını ya da malını almaktan vazgeçmek.
"Verecek mi? Sen o paranın üstüne bir bardak soğuk su iç!"
Bir konuda bir kimseye sürekli baskı yapmak.
Güç bir şeyden yılmayıp, sonucu tehlikeli de olsa, çekinmeden o şeyle uğraşmak.
"Biliyorum zor ama üstüne üstüne...