Açgözlü taya çocuğu
Bir türlü doymak bilmeyen kimse.
Güveneceği, dayanacağı kimse bulunmamak.
"Küçüktüm, tutunacak dalım yoktu, tek başımaydım."
Bir türlü doymak bilmeyen kimse.
Doğal ölçülerin çok üstünde gelişmiş, çok iri, iriyarı kimse.
İnsanların iyisini, kötüsünü iyi seçen kimse.
Her işi yolunda olmak, davranışları için bir engel bulunmamak.
Birine yol gösteren, akıl öğreten kimse.
Herkese akıl öğretmeye meraklı kimse.
"Lütfen akıl hocalığı yapmaya kalkma, biz işimizi senden iyi biliriz."
Alırken bütün gücünü kullanan ve kolaylık gösteren, kimsede parasını bırakmayan; verirken ise bin bir güçlük çıkaran, vereceğini geciktirmek için elinden...
Sonucunun nereye varacağını düşünmeden, korkusuzca bu işe atıldı. Onu kimse zaptedemedi.
Hile, kötü bilmeyen; hak yol üzerinde olan, Allah`a ibadette kus dini bütün kimse.
"Allah adamı olmalısın dünya da, hem de ahrette iyilik görebilesin."
Belli değil, Cenab-ı Hak`tan başka kimse bilmez.
"Allah bilir bu sırrın iç yüzünü."
Bana öyle geliyor ki.
"Allah bilir esrar da alıyordur bu çocuk."
Türlü kötülüklerin, hile ve düzenlerin karmakarışık bir durumda bulunduğu yer.
"Daireyi çıfıt çarşısına çevirenler tek tek bulunmalıdır."
Tek başına kalmak, dış dünya ile ilgisini kesmek, kimse ile görüşmemek.
"Geçirdiği kazadan sonra iyice kabuğuna çekildi."
Dirençsiz, güçsüz kimse.
Çok sık hastalanan, sağlıksız kimse.
Üşengeç, bir iş yapmaktan kaçınan.
"Ne nane molla bir adamsın, kalk da biraz çalış."