Abur cubur
Besin değeri, tadı vb.düşünülmeksizin, zamanlı zamansız ve rasgele yenilen şeyler.
(Azımsanan şeyler için) olup olacağı, yalnızca, hepsi.
"Topu topu beş elma almış."
Besin değeri, tadı vb.düşünülmeksizin, zamanlı zamansız ve rasgele yenilen şeyler.
Karşılıklı kötü şeyler söyleyerek yapılan kavga.
Olumsuz, kötü şeylerden bahsedenlere karşı
"ağzını hayra aç" anlamında söylenir.
"Bugün kötü şeyler mi bekliyorsun? Ağzından yel alsın, o ne biçim beklenti?"
Elindeki fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere bir şeyler elde etmeyi ummak.
Umduğunu elde edememek, fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere beklemek.
"Evi o zaman...
En güç, en ustaca şeyler de yapsa.
Olup olacağı
Geri kalanı.
Daha sonrası.
Önemsiz olan sonucu, değeri, olup olacağı.
Ben hiç emek harcamayayım. Her şey hazır olup ayağıma gelsin.
Bir işin hiç emek harcamadan olmasını, kendiliğinden hazır olup ayağına gelmesini bekleyenlerin...
Pek yükselmek (ses için).
Herkesçe duyulmak, yayılmak (dedikodu için).
"Öyle kızgındı ki sesi ayyuka çıkıyordu."
Sorumluluk duygusundan uzak, zevk ve eğlence peşinde koşmak (genç için).
Gerçekleşmeyecek şeyler düşünerek vakit geçirmek.
"Bu çocuk da büyümedi bir türlü,...
Çok az fark olarak, kararlaştırılmak istenen sayıdan, ölçüden bir miktar az veya çok olarak.
"Beş aşağı beş yukarı bir kg. çeker bu tavuk."
Olup geçenler, olanların hepsi, meydana gelenler.
"Olan bitenden hiç haberim olmadı."