Adı bile okumamak
Adı hiç söz konusu olmamak, hiç önem verilmemek.
Hiç acıma hissi taşımayan, merhametsiz.
"Taş yürekli herifler, çocukları hiç acımadan kurşuna dizdiler."
Adı hiç söz konusu olmamak, hiç önem verilmemek.
Bir konuyu hiç, ama hiç düşünmemiş olmak.
Ben hiç emek harcamayayım. Her şey hazır olup ayağıma gelsin.
Bir işin hiç emek harcamadan olmasını, kendiliğinden hazır olup ayağına gelmesini bekleyenlerin...
Oldukça huysuz olmak, kendisine hiç söz söyletmemek, kendisinin eleştirilmesine fırsat tanımamak, en küçük yergiye tahammül göstermemek.
"Amma da burnundan kıl...
Hiç gereği yokken.
Kolaylıkla, hiç emek ve çaba harcamadan.
"Adam durduğu yerde para kazanıyor, anlamadım bu işi!"
Hiç duraksayıp çekinmeden.
Acımadan, merhamet etmeden.
"Çocukları göz kırpmadan kurşuna dizdiler."
Hiç uyumamak.
Tehlikeye aldırmamak.
"Bu gece hiç göz kırpmadım, hep seni düşündüm."
Hiç insaf etmeden sömürmek, varını yoğunu elinden almak.
"Yıllardır kanımızı emiyor bu soysuz herifler!"
Huzur, bolluk, hiç rahatlık görmemek; sürekli sıkıntı, darlık içinde bulunmak.
"Şu yaşıma geldim, hiç rahat yüzü görmedim desem yeridir."
Hiç kimseye sezdirmeden iş çevirmek, ortalığı birbirine karıştırmak.
"Saman altından su yürütenleri hiç sevmem."
Hiç yıkanmamış, çok kirli.
"Günlerce hapiste kaldım, su yüzü görmedim hiç."
Hemen, hiç durmadan, hiç vakit kaybetmeden.
"Şimdiden tezi yok, ne yapılacaksa yapılmalıdır."