Adı bile okumamak
Adı hiç söz konusu olmamak, hiç önem verilmemek.
Huzur, bolluk, hiç rahatlık görmemek; sürekli sıkıntı, darlık içinde bulunmak.
"Şu yaşıma geldim, hiç rahat yüzü görmedim desem yeridir."
Adı hiç söz konusu olmamak, hiç önem verilmemek.
Bir konuyu hiç, ama hiç düşünmemiş olmak.
Ben hiç emek harcamayayım. Her şey hazır olup ayağıma gelsin.
Bir işin hiç emek harcamadan olmasını, kendiliğinden hazır olup ayağına gelmesini bekleyenlerin...
Bolluk, varlık, rahat ve huzur içinde olmak.
"Bir eli yağda, bir eli balda, daha ne istiyor ki?"
Oldukça huysuz olmak, kendisine hiç söz söyletmemek, kendisinin eleştirilmesine fırsat tanımamak, en küçük yergiye tahammül göstermemek.
"Amma da burnundan kıl...
Hiç gereği yokken.
Kolaylıkla, hiç emek ve çaba harcamadan.
"Adam durduğu yerde para kazanıyor, anlamadım bu işi!"
Hiç uyumamak.
Tehlikeye aldırmamak.
"Bu gece hiç göz kırpmadım, hep seni düşündüm."
Sorunları bulunmayan; neşe, bolluk ve huzur içinde olan yer.
"Ne zaman güllük gülistanlık içinde olacağız acaba?"
İçi rahat etmemek, yaptığı şeyden memnun olmamak.
İstediği gibi olmadığı için rahatlık, mutluluk duymamak; tadına varamamak.
"İşi bitirdim ama hiç de içime...
Hiç kimseye sezdirmeden iş çevirmek, ortalığı birbirine karıştırmak.
"Saman altından su yürütenleri hiç sevmem."
Zorluk, darlık ya da yoksulluk içinde yaşamak.
Ruhen tedirginlik duymak.
"Hiç sıkıntı çekmedim desem yalan olur."
Hiç yıkanmamış, çok kirli.
"Günlerce hapiste kaldım, su yüzü görmedim hiç."