Ağır iş
Yapılması zor iş, güç iş , zahmetli iş.
Akıllıca iş yapamaz durumda olmak.
Yapılması zor iş, güç iş , zahmetli iş.
Akıllıca iş yapamaz durumda olmak.
Uydurma olmak, yalan olmak, gerçek olmamak, doğru olmamak, asılsız olmak.
Birbirinin yakın dostu, ya da hısmı olup birbirinden hiçbir şey esirgememek ve biri ötekinin yerine iş görecek durumda olmak.
Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.
Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.
Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.
Bir iş için birini...
Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir kokudan burnu görev yapamaz olmak.
Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir...
İleriyi görememek, meydana geleceği açık olanı görememek.
Çok sarhoş olmak.
Çok dikkatsiz ve dalgın olmak.
"Sen ki burnunun ucunu göremeyen bir adamsın,...
Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.
"Bizim...
İş yapabilecek güçte olmak, bedenî gücü var olmak.
"Çok şükür şimdilik elimiz ayağımız tutuyor."
Bir yerde kendisi bulunmak, var olmak.
Bir yere hemen gidecek, bir şeyi anında yapacak durumda olmak.
"Yarınki toplantıda sen de hazır bulunmalısın."
Pek çok konuda bilgi sahibi olmak, içinde bulunduğu ortamın şartlarına göre her çeşit iş yapabilir olmak.
Satış yapamamak, iş ve müşteri olmadığından boş oturmak, iş yapamaz olmak.
"Sabahtan beri sinek avlayıp duruyoruz."