Ağır iş
Yapılması zor iş, güç iş , zahmetli iş.
Satış yapamamak, iş ve müşteri olmadığından boş oturmak, iş yapamaz olmak.
"Sabahtan beri sinek avlayıp duruyoruz."
Yapılması zor iş, güç iş , zahmetli iş.
Çok genç ve deneyimsiz olmak.
Çok genç, toy ve tecrübesiz olmak.
"Şu ağzı süt kokan mı yarışacak benimle."
Akıllı, dengeli ve ölçülü bir kişinin yapacağı iş olmamak.
"Akıl kârımı şimdi senin yaptığın bu iş?"
Olmayacak, gerçekleşmeyecek bir iş uğrunda boşuna çaba sarf etmek.
"Desene boşuna kürek çekmişiz, olmayacak bu iş."
Akıllıca iş yapamaz durumda olmak.
Akıllıca iş yapamaz durumda olmak.
İş yapacak güç ve araç var, ama bunları kullanma alanı ve konusu yok.
Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.
Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.
Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.
Bir iş için birini...
İleriyi görememek, meydana geleceği açık olanı görememek.
Çok sarhoş olmak.
Çok dikkatsiz ve dalgın olmak.
"Sen ki burnunun ucunu göremeyen bir adamsın,...
Çabuk iş yapamamak.
"Bırakın onu, elinden iş çıkmaz birine ihtiyacımız yok."
(Uydu) istenilen yerde ve yönde hareket eder olmak.
Bir iş yoluna girmek, rayına oturmak.
Yapılması gereken bir iş için zaman daralmış olmak, iş çok sıkışık zamana rastlamak.
"Sen hep işleri yumurta kapıya gelence mi yaparsın?"