Deyimler
İletişim

"Taşa tutmak" deyiminin anlamı nedir?

Üst üste taş atmak, sürekli taşlamak.

"Çocuklar aşağı yoldan geçen karşı köylüleri taşa tuttular."

Taşa tutmak deyimine benzer deyimler

Arpalık yapmak

Bir yeri sürekli çıkar kaynağı olarak sömürmek.

Bir yeri sürekli çıkar kaynağı olarak kullanmak, sömürmek.

"Batılılar ülkemizi arpalık yaptılar âdeta."

Arpalık yapmak

Ateşe tutmak

Ateşli silâhla mermi atmak.

Bir şeyi ateşin üzerinde tutarak ısıtmak.

"Zalim askerler zavallı köylüleri yaylım ateşine tuttular."

Ateşe tutmak

Ayağını denk almak

Birilerinin kendisine karşı yapacakları muhtemel kötülüklere karşı uyanık davranmak, tedbirli olmak.

"Eğer ayağını denk almazsan o adamlar başına bir iş...

Ayağını denk almak

Azınlıkta kalmak

Bir sorun üzerine oy verenler, sayıca, karşı düşünceye oy verenlerden daha az çıkmak.

Bir oyalamada, karşı düşünceye oy verenler sayıca az çıkmak.

Azınlıkta kalmak

Baş aşağı gitmek

Sürekli kötüleşmek, zarar görmek.

"Baş aşağı giden işlerinin önünü alamadı bir türlü."

Baş aşağı gitmek

Eyüp sabrı

Peygamberlerden Hz. Eyyub` un başına gelen hastalığa sabredip, bundan dolayı şikâyet etmemesi; güçlük ve üzüntülere, hastalığa karşı sabretmesinden hareketle,...

Eyüp sabrı

Göz kesilmek

Bütün dikkatiyle bakmak.

"Yoldan geçen adama göz kesildi."

Göz kesilmek

Kazan kaldırmak

Yönetime karşı topluca karşı gelmek, baş kaldırmak.

"Maden işçileri kazan kaldırmış diyorlar."

Kazan kaldırmak

Rota değiştirmek

Takip edilen yoldan ayrılmak.

Tutumunu, tavrını değiştirmek, izlediği yoldan kopmak.

"Hava muhalefeti sebebiyle uçak rota değiştirmek zorunda kaldı."

Rota değiştirmek

Taş üstünde taş bırakmamak (koymamak)

Her şeyi yıkıp yerle bir etmek.

"Belediye araçları gecekonduları yerle bir ettiler, taş üstünde taş koymadılar."

Taş üstünde taş bırakmamak (koymamak)

Ye kürküm ye

Saygının kişiliğe karşı değil, zenginliğe, varlığa, giyim ve kuşama karşı gösterildiğini anlatmak için kullanılır.

Ye kürküm ye

Yerle bir etmek

Bir yeri yakıp yıkmak, tahrip etmek, temeline kadar söküp dağıtmak, taş taş üstüne bırakmamak.

"Koca kenti bir saat bombalayıp yerle bir ettiler."

Yerle bir etmek