Arpalık yapmak
Bir yeri sürekli çıkar kaynağı olarak sömürmek.
Bir yeri sürekli çıkar kaynağı olarak kullanmak, sömürmek.
"Batılılar ülkemizi arpalık yaptılar âdeta."
Üst üste taş atmak, sürekli taşlamak.
"Çocuklar aşağı yoldan geçen karşı köylüleri taşa tuttular."
Bir yeri sürekli çıkar kaynağı olarak sömürmek.
Bir yeri sürekli çıkar kaynağı olarak kullanmak, sömürmek.
"Batılılar ülkemizi arpalık yaptılar âdeta."
Ateşli silâhla mermi atmak.
Bir şeyi ateşin üzerinde tutarak ısıtmak.
"Zalim askerler zavallı köylüleri yaylım ateşine tuttular."
Birilerinin kendisine karşı yapacakları muhtemel kötülüklere karşı uyanık davranmak, tedbirli olmak.
"Eğer ayağını denk almazsan o adamlar başına bir iş...
Bir sorun üzerine oy verenler, sayıca, karşı düşünceye oy verenlerden daha az çıkmak.
Bir oyalamada, karşı düşünceye oy verenler sayıca az çıkmak.
Sürekli kötüleşmek, zarar görmek.
"Baş aşağı giden işlerinin önünü alamadı bir türlü."
Peygamberlerden Hz. Eyyub` un başına gelen hastalığa sabredip, bundan dolayı şikâyet etmemesi; güçlük ve üzüntülere, hastalığa karşı sabretmesinden hareketle,...
Bütün dikkatiyle bakmak.
"Yoldan geçen adama göz kesildi."
Yönetime karşı topluca karşı gelmek, baş kaldırmak.
"Maden işçileri kazan kaldırmış diyorlar."
Takip edilen yoldan ayrılmak.
Tutumunu, tavrını değiştirmek, izlediği yoldan kopmak.
"Hava muhalefeti sebebiyle uçak rota değiştirmek zorunda kaldı."
Her şeyi yıkıp yerle bir etmek.
"Belediye araçları gecekonduları yerle bir ettiler, taş üstünde taş koymadılar."
Saygının kişiliğe karşı değil, zenginliğe, varlığa, giyim ve kuşama karşı gösterildiğini anlatmak için kullanılır.
Bir yeri yakıp yıkmak, tahrip etmek, temeline kadar söküp dağıtmak, taş taş üstüne bırakmamak.
"Koca kenti bir saat bombalayıp yerle bir ettiler."