Adı batmak
Unutulmak, adı anılmaz olmak.
Artık adı hiç anılmaz olmak, unutulup gitmek.
Sevinmek, mutlu olmak.
"Seni gördük, şad olduk."
Unutulmak, adı anılmaz olmak.
Artık adı hiç anılmaz olmak, unutulup gitmek.
Çok genç ve deneyimsiz olmak.
Çok genç, toy ve tecrübesiz olmak.
"Şu ağzı süt kokan mı yarışacak benimle."
Anlayabileceği şey, dikkatinden kaçmış olmak, dalgınlıktan anlayamamış olmak.
Esen kal. Seni tanrıya emanet ediyorum. Tanrı seni her türlü kötülükten korusun. (Ayrılırken kalana söylenir.)
Heder olmak, işe yaramaz duruma gelmek.
Karışıklıkta elden çıkmak ya da telef olmak.
Aralarında her bakımdan çok büyük ayrımlar olmak, benzer yönleri pek az olmak.
Uydurma olmak, yalan olmak, gerçek olmamak, doğru olmamak, asılsız olmak.
Bir iş dolayısıyla yanında çok fazla kişi olmak.
"Kusura bakma, başım kalabalıktı bugün, seni arayamadım."
Hiç hastalanmamış olmak.
Yatağa yatıp uyumamış olmak.
Çok hoşlanmak, yararına yapılan işten ötürü çok sevinmek.
Ruhu şad olmak.
"Büyükannenin canına değsin, ikramın bizi oldukça sevindirdi"
Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.
"Bizim...
Senli benli olmak ve birbirinden çekineceği kalmamak, aradaki mesafe kalkmış olmak, lâubalileşmiş olmak.
"İyice yüz göz olduk, beni artık dinlemiyorlar."