Deyimler
İletişim

"Sözü (bir şeye) getirmek" deyiminin anlamı nedir?

Konuşurken asıl üzerinde durmak istediği meseleye üstü kapalı değinmek, bu konunun üzerinde konuşulmasını sağlamak.

"Söylesene açıkça, sözü nereye getirmek istiyorsun?"

Sözü (bir şeye) getirmek deyimine benzer deyimler

Aklı çıkmak

Titizlikle üzerinde durmak, çok korku geçirmek, çok korkmak.

"Elbisem yırtılacak diye aklı çıkıyor."

Aklı çıkmak

Al takke ver külâh

Bir mesele üzerinde uzun çekişmelerden sonra.

Senli benli, samimî dostluğu sürdürerek.

"Al takke ver külâh yıllarca yaptık bu işi."

Al takke ver külâh

At elin, it elin, bize ne?

Herkes kendi malını istediği gibi kullanır, yönetir. Bizim bunlarla ilgilenmemiz, bunlar üzerinde düşünce yürütmemiz yersizdir.

At elin, it elin, bize ne?

Ayağı düşmek

Bir yere uğramak, o yer yolu üzerinde bulunmak, yolu düşmek.

"Bu rezillikten sonra onun ayağının buralara düşeceğini sanmam artık."

Ayağı düşmek

Ayranım budur, yarısı sudur

Size güzel bir şey sunamıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.

Bu işi yarım yamalak yapıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.

Ayranım budur, yarısı sudur

Boynunda kalmak

Birine iletilmesi kendisinden rica edilen sözü iletmediği ya da birine ödenecek parayı ödemediği için üzerinde borç kalmak.

Boynunda kalmak

Can damarına basmak

Bir işin en önemli noktası üzerinde durmak, ya da bir şeyin en duyarlı noktasını açığa çıkarmak.

"Adamın en sonunda can damarına bastılar, zararı da kendileri...

Can damarına basmak

Fikir yürütmek

Bir konu üzerinde kendi düşüncesini söylemek, tahminlerde bulunmak.

"Bu konuda fikir yürütmek işime gelmiyor."

Fikir yürütmek

Gülüp geçmek

Bir durumu umursamamak, aldırış etmemek, gülünç bulup üzerinde durmamak.

"Gülüp geçilecek bir iş sanmayın sakın, ciddi durun üzerinde."

Gülüp geçmek

Her kafadan bir ses (çıkmak)

Bir konu üzerinde herkesin istediği gibi, rastgele konuşması ve bu konuşmalardan bir sonuç alınamaması.

"Ortalık kızıştı, her kafadan bir ses çıkmaya başladı,...

Her kafadan bir ses (çıkmak)

Kafa patlatmak

Bir konu üzerinde pek çok düşünmek, zihin yormak.

"Bu makine üzerinde az kafa yormamışsın, öyle karışık ki."

Kafa patlatmak

Yolu (ayağı) düşmek

Yolu üzerinde bulunan o yerden geçmesi gerekmek; o yer, yolu üzerinde bulunmak.

"Sizin köye de yolum düştü, babanı gördüm, sana selâm söyledi."

Yolu (ayağı) düşmek