Deyimler
İletişim

"Ayağı düşmek" deyiminin anlamı nedir?

Bir yere uğramak, o yer yolu üzerinde bulunmak, yolu düşmek.

"Bu rezillikten sonra onun ayağının buralara düşeceğini sanmam artık."

Ayağı düşmek deyimine benzer deyimler

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Bir kimsenin adı bir kez iyi ya da bir kez kötü tanındıktan sonra, bu genel kanı kolay kolay değişmez, kişi bir konu ünlendi mi o ün sürüp gider.

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Ağzını havaya (poyraza) açmak

Elindeki fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere bir şeyler elde etmeyi ummak.

Umduğunu elde edememek, fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere beklemek.

"Evi o zaman...

Ağzını havaya (poyraza) açmak

Altından girip üstünden çıkmak

Bir serveti, bir parayı, bir kaynağı gereksiz yere, düşüncesizce, sorumsuzca harcayıp kısa zamanda bitirmek.

"Bir ayda o kadar paranın altından girip üstünden...

Altından girip üstünden çıkmak

Ayağını kesmek (Bir yerden)

Bir yere gitmez, uğramaz olmak.

Birini bir yere artık uğramaz duruma getirmek.

"Öyle korkutun ki o adamın ayağı kesilsin bu meyhaneden?"

Ayağını kesmek (Bir yerden)

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Gücüne gitmek

Bir söz, bir davranış bir kimsenin onuruna dokunmak, o kimseye ağır gelmek.

"Doğrusu onun bu sözleri gücüme gitti, çünkü hak etmedim o sözleri."

Gücüne gitmek

Kapağı atmak

Sıkıntılı bir yerden kurtulup rahat edeceği bir yere kavuşmak; uygun bir yere yerleşmek, işe girmek.

"Evimize kapağı attık mı tamam, gel keyfim gel o zaman."

Kapağı atmak

Uykusu kaçmak

Uyuması gerekirken herhangi bir sebepten ötürü uyuyamamak.

Bir sorun yüzünden kaygılanmak, endişe duymak.

"Uykusu kaçmış, yatakta bir o yana bir bu yana dönüp...

Uykusu kaçmak

Yol açmak

Yeni bir yol yapmak.

Herhangi bir sebepten ötürü kapanmış yolu açmak, geçilir duruma getirmek.

Birinin geçmesi için kenara çekilip geçme önceliği tanımak.

Bir...

Yol açmak

Yolu (ayağı) düşmek

Yolu üzerinde bulunan o yerden geçmesi gerekmek; o yer, yolu üzerinde bulunmak.

"Sizin köye de yolum düştü, babanı gördüm, sana selâm söyledi."

Yolu (ayağı) düşmek

Yüzü kalmamak

Bir kimseye karşı pek borçlu bulunmak ve ondan artık bir şey isteyecek hâli kalmamak.

"Bu güne kadar ne istedimse verdi. Artık yüzüm kalmadı, git,...

Yüzü kalmamak