Deyimler
İletişim

"Ses çıkarmamak" deyiminin anlamı nedir?

İtiraz etmemek, hoş görerek karşı çıkmamak.

Hiç konuşmamak, susmak.

"Kendisine söylenen o kötü sözlere nasıl ses çıkarmadı şaşıyorum."

Ses çıkarmamak deyimine benzer deyimler

Ağzından yel alsın

Olumsuz, kötü şeylerden bahsedenlere karşı

"ağzını hayra aç" anlamında söylenir.

"Bugün kötü şeyler mi bekliyorsun? Ağzından yel alsın, o ne biçim beklenti?"

Ağzından yel alsın

Ahrette on parmağı yakasında olmak

Ödevini yapamadığından kendisine karşı sorumlu olan kimseden öbür dünyada hesap sormak.

Haksızlığa uğrayışını bu dünyada önleyip hakkını alamayanın, öte...

Ahrette on parmağı yakasında olmak

Akan sular durmak

Tersi söylenmeyecek bir durum meydana gelmek, itiraz edilecek bir nokta kalmamak.

Artık itiraz edilebilecek, karşı durulacak bir nokta kalmamak.

"Siz Mehmet...

Akan sular durmak

Ayağını denk almak

Birilerinin kendisine karşı yapacakları muhtemel kötülüklere karşı uyanık davranmak, tedbirli olmak.

"Eğer ayağını denk almazsan o adamlar başına bir iş...

Ayağını denk almak

Ayağının altına almak

Acımasızca, tekmelerle kıyasıya dövmek.

Bir şeyi küçük görerek ondan faydalanma yoluna gitmemek, o şeyi tepmek.

"Önüne serilen bütün nimetleri ayağının altına...

Ayağının altına almak

Ayak altında kalmak

Hor görülüp aşağılanmak, değer verilmemek.

İnsanların sık gelip geçtiği yerde, kalabalık içinde kalmak.

"Seyyar satıcıların pek çoğu ayak altında kalınacak bir...

Ayak altında kalmak

Betine gitmek

Kötü karşılamak, utanç verici bulmak, ayıp saymak.

Ayıp saymak, kötü karşılamak, kendisine yedirememek.

"Senin yaptığın iş adamın çok betine gitti."

Betine gitmek

Beyni bulanmak

Sersemlemek, rahat düşünemez olmak.

Bir işin oluş biçiminden kötü bir şey sezinleyerak kuşkulanıp huzuru kaçmak.

Sersemlemek, sağlıklı düşünemez olmak.

Kötü...

Beyni bulanmak

Burnundan (fitil fitil) gelmek

Hoş bir durum, elde ettiği güzel bir şey, sonra gelen üzüntüler üzerine kendisine zehir olmak.

"Yediğimiz yemeği burnumuzdan getirmek mi istiyorsun? Sus...

Burnundan (fitil fitil) gelmek

Burnundan kıl aldırmamak

Oldukça huysuz olmak, kendisine hiç söz söyletmemek, kendisinin eleştirilmesine fırsat tanımamak, en küçük yergiye tahammül göstermemek.

"Amma da burnundan kıl...

Burnundan kıl aldırmamak

Gık dememek

Hiç sesini çıkarmamak, yakınmamak, karşı çıkmamak.

"Bütün hepsi üzerine yürüdü ama o gık demedi."

Gık dememek