Deyimler
İletişim

"Saçına ak düşmek" deyiminin anlamı nedir?

Yaşlanmak, ihtiyarlamaya başlamak.

"Bizim de saçımıza ak düştü."

Saçına ak düşmek deyimine benzer deyimler

Aba altında er yatar

Giysi kişiliği belirlemez, kaba saba giysisinin içinde de yiğit kişi bulunur.

Aba altında er yatar

Anca beraber, kanca beraber

Birbirimizden ayrılmayacağız, işler iyi de gitse, kötü de gitse hep birlikte yapacağız, beraberliği bozmayacağız.

"Bu toprağı yalnız ben mi atacağım, hayır...

Anca beraber, kanca beraber

Arada çıkarmak

Öteki işler arasında bir işi de yapıvermek.

Yapılmakta olan işler arasından işi de yapıvermek.

Arada çıkarmak

Çuhasını giymedikse kenarını kuşandık

O güzel şeyin yabancısı değilim. Benzerlerini ben de kullandım.

Bu konuda benim de kendi çapımda bilgim, tecrübem vardır.

Çuhasını giymedikse kenarını kuşandık

Eyere de gelir semere de

Her işe uyar, her işe yarar, ince işler için de kaba işler için de kullanılabilir.

Eyere de gelir semere de

Söz almak

Konuşmaya başlamak için toplantı başkanından izin almak, öyle konuşmaya başlamak.

Birinin bir iş yapacağını kesin olarak bildirmesini sağlamak.

Erkek tarafı,...

Söz almak

Temel atmak

Bir yapının temellerini yapmaya başlamak.

Bir işe başlamak, ilk davranışta bulunmak, girişmek.

"Evin temelini yarın atacağız inşallah."

Temel atmak

Tezgâhı kurmak

İşe başlamak üzere tüm araç ve gereçleri hazırlamak, çalışmaya başlamak.

"Hemen tezgâhı kurup gittiler."

Tezgâhı kurmak

Yakasına yapışmak

Hesap sormak ya da bir şey istemek için tutup bırakmamak.

"Beni de götüreceksin diye yakama yapıştı, ben de getirmek zorunda kaldım."

Yakasına yapışmak

Yanıp yakılmak

Sızlanıp şikâyet etmek, derdini döküp durmak.

"Çoluk çocuk açtı, kimse yardım elini de uzatmıyordu, birine de yanıp yakılmayı bir türlü kendine yediremiyordu."

Yanıp yakılmak

Yolu (ayağı) düşmek

Yolu üzerinde bulunan o yerden geçmesi gerekmek; o yer, yolu üzerinde bulunmak.

"Sizin köye de yolum düştü, babanı gördüm, sana selâm söyledi."

Yolu (ayağı) düşmek

Yüreği dayanmamak

Çok acı duymak, acısına katlanamamak.

"Ailesinin son ferdini de kaybedince yüreği dayanmadı ihtiyar kadının, yatağa düştü."

Yüreği dayanmamak