Ağzının payını vermek
Sert söz ve davranışlarla karşılık vererek bir kimseyi yaptığına pişman etmek.
"Demek öyle, ben de senin ağzının payını vermezsem bana da Hasan demesinler!"
Yılmamak, korkmayıp yapacağından vazgeçmemek.
"Ben öyle olur olmaz insanlara pabuç bırakmam."
Sert söz ve davranışlarla karşılık vererek bir kimseyi yaptığına pişman etmek.
"Demek öyle, ben de senin ağzının payını vermezsem bana da Hasan demesinler!"
"Ha öyle ha böyle, ikisi de bir; hangi yolu seçersek seçelim aynı sonuca varır" anlamında kullanılır.
Hangi yol yeğlenirse yeğlensin, aynı sonuca varıyor. Ha...
Yaptığın iş, söylediğin söz çok yerinde. Ben de öyle düşünüyordum.
"Yaptığın iş, söylediğin söz çok yerinde; Allah senden razı olsun" anlamında hoşnutluk,...
Ben üzerime borç saydığım şeyi söyledim. Sözlerimi dinlemez, bildiğini yaparsa ortaya çıkacak kötü sonuçtan dolayı ben kendimi suçlu saymam.
"Özel ilişkilerimiz sürüp gittikçe senin bana işin düşer" ya da
"Nasıl olsa yine karşılaşacağız" anlamında kullanılır.
"Demek şu küçük paketi götürmüyorsun,...
Olur olmaz şeyler için vücudunu yıpratmamak, sağlığının değerini bilmek, onu koruyacak tedbirler almak.
Hiç öyle şey olur mu?
Korkutmalara, tehditlere aldırış etmeyip dilediği gibi davranmak.
"Öyle her gürültüye pabuç bırakacak bir adam mı sanıyorlar beni?"
Her ihtimale karşı, ne olacağı belli değil.
"Şemsiyeni al, ne olur ne olmaz, yağmura yakalanabilirsin."
Olur olmaz kimse, herkes, karşısına çıkan.
"Önüne gelene sordu ama bulamadı."
Verilen emek karşılığını, emek veren değil, bir başkası almak.
"Biz durmadan çalışalım parsayı da başkası toplasın olmaz öyle şey!"
"Ben bu oyunları senden daha iyi bilirim, ben daha tecrübeliyim, beni aldatamazsın.
" anlamında kullanılır.