Adam kıtlığında
Herhangi bir iş için gereken yetenekli, işe yarar kimselerin bulunmadığı ya da az bulunduğu yerde ve zamanda.
Artık neye yarar.
Herhangi bir iş için gereken yetenekli, işe yarar kimselerin bulunmadığı ya da az bulunduğu yerde ve zamanda.
Bir kişi yetişip topluma yararlı duruma gelmek.
İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.
Yetişip topluma yararlı duruma gelmek.
İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.
Yetişip topluma yararlı bir kişi olması için uzun zaman gerek.
Daha önce toplumda önemli bir yeri yokken artık kendisine değer ve önem verilir bir kişi olmak.
Unutulmak, adı anılmaz olmak.
Artık adı hiç anılmaz olmak, unutulup gitmek.
İş olup bittikten sonra gösterilen ilgi neye yarar?
Daha önce gittiği yere artık uğramaz olmak, ilişkiyi ve ilgiyi kesmek.
"Artık onlardan elimi ayağımı çektim."
Durum kötü. Düzelmez de. Bıraktım ipin ucunu.
"İşlerin kötü gittiğine, düzelmeyeceğine, bu konuda da umut kalmadığına göre artık istenildiği gibi...
Çekilen sıkıntı artık katlanamayacak bir hâl almak.
"Bıçak kemiğe dayandı, artık bu yerde duramam."
Çok istenen bir şeye kavuşup, artık istemez duruma gelmek.
"Sanırım şimdi gözün doymuştur, daha istemezsin artık."
Artık ummaz olmak, olacağını beklememek, kavuşamayacağını anlamak.
"Ümidimi kestim iyice, kocam artık geri dönmeyecek."
Bir kimseye karşı pek borçlu bulunmak ve ondan artık bir şey isteyecek hâli kalmamak.
"Bu güne kadar ne istedimse verdi. Artık yüzüm kalmadı, git,...