Deyimler
İletişim

"Mum (gibi) olmak" deyiminin anlamı nedir?

Yaramazlığı, hırçınlığı, uyumsuzluğu bırakıp yola gelmek.

Razı olmak.

"Askerde onun da mum gibi olacağına eminim."

Mum (gibi) olmak deyimine benzer deyimler

Ağırlık basmak

Beden gevşeyip uykusu gelmek.

Gevşeklik, uyuşukluk duyumsamak, uykusuz gelir gibi olmak

Ağırlık basmak

Araya (aralığa) gitmek

Heder olmak, işe yaramaz duruma gelmek.

Karışıklıkta elden çıkmak ya da telef olmak.

Araya (aralığa) gitmek

Aslı faslı olmamak

Uydurma olmak, yalan olmak, gerçek olmamak, doğru olmamak, asılsız olmak.

Aslı faslı olmamak

Ayağına bağ olmak

Bir işini yapmasına, bulunduğu yerden ayrılmasına engel olmak.

"Bu çocuk ayağıma bağ oldu, onu bırakıp da bir yere gidemiyorum."

Ayağına bağ olmak

Ayağı (ayakları) suya ermek (değmek) değimi ve anlamı

Neden sonra aklı başına gelmek, bir şeyin aslını anlamak, beklenen biçimde olmadığını kavramak.

"Toy olduğu için doğruyu göremiyor, onun da ayağı suya erecek...

Ayağı (ayakları) suya ermek (değmek) değimi ve anlamı

Başı bağlı olmak

Evli ya da nişanlı olmak.

Serbest, özgür olmayan, bir yere bağımlı olan.

"Nihayet oğlanın da başını bağladık."

Başı bağlı olmak

Beyninden vurulmuşa dönmek

Çok üzücü bir haberle aşırı sarsıntıya uğrayıp düşünme yeteneğini yitirir gibi olmak.

Umulmadık, beklenmedik bir olay karşısında şaşkınlığa düşmek, düşünce...

Beyninden vurulmuşa dönmek

Bir hâl olmak

Bir şeyi çok yapa yapa usanmak, yorulmak, fenalık gelmek, bezmek.

Daha önce görülmeyen davranışlar içinde olmak, huyu değişmek.

Kazaya uğramış olmak.

"Gecikti,...

Bir hâl olmak

Burnu düşmek

Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir kokudan burnu görev yapamaz olmak.

Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir...

Burnu düşmek

Burnundan kıl aldırmamak

Oldukça huysuz olmak, kendisine hiç söz söyletmemek, kendisinin eleştirilmesine fırsat tanımamak, en küçük yergiye tahammül göstermemek.

"Amma da burnundan kıl...

Burnundan kıl aldırmamak

Su gibi akmak

Zamanın çok hızlı geçip gitmesi.

Bol bol gelmek ya da gitmek (para, yiyecek vs.).

"Para su gibi akıyor, o harcamayacak da ben mi harcayacağım?"

Su gibi akmak