Deyimler
İletişim

"Ağırlık basmak" deyiminin anlamı nedir?

Beden gevşeyip uykusu gelmek.

Gevşeklik, uyuşukluk duyumsamak, uykusuz gelir gibi olmak

Ağırlık basmak deyimine benzer deyimler

Araya (aralığa) gitmek

Heder olmak, işe yaramaz duruma gelmek.

Karışıklıkta elden çıkmak ya da telef olmak.

Araya (aralığa) gitmek

Aslı faslı olmamak

Uydurma olmak, yalan olmak, gerçek olmamak, doğru olmamak, asılsız olmak.

Aslı faslı olmamak

Beyninden vurulmuşa dönmek

Çok üzücü bir haberle aşırı sarsıntıya uğrayıp düşünme yeteneğini yitirir gibi olmak.

Umulmadık, beklenmedik bir olay karşısında şaşkınlığa düşmek, düşünce...

Beyninden vurulmuşa dönmek

Bir hâl olmak

Bir şeyi çok yapa yapa usanmak, yorulmak, fenalık gelmek, bezmek.

Daha önce görülmeyen davranışlar içinde olmak, huyu değişmek.

Kazaya uğramış olmak.

"Gecikti,...

Bir hâl olmak

Burnu düşmek

Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir kokudan burnu görev yapamaz olmak.

Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir...

Burnu düşmek

Dünyadan elini eteğini çekmek

Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.

"Bizim...

Dünyadan elini eteğini çekmek

Gelip çatmak

Vakti gelmek, kaçınılmaz olmak, çok yakında olmak.

"Ödeme gününün gelip çatacağını hiç düşünmedin mi?"

Gelip çatmak

Gözlerinden uyku akmak

Çok uykusu geldiği için göz kapakları kapanır gibi olmak.

"Çocukcağızın gözlerinden uyku akıyor, şunu yatağına yatırın."

Gözlerinden uyku akmak

Kıvamına gelmek (bulmak)

En uygun zamanında olmak, gerekli ve istenilen şartlar yerine gelmek, istenilen duruma gelmek.

Kıvamına gelmek (bulmak)

Moda olmak

Yaygın duruma gelmek, gözde olmak, beğenilir ve arzu edilir olduğu için yapılır olmak.

"Saçları kısa kestirmek bu yıl moda oldu."

Moda olmak

Mum (gibi) olmak

Yaramazlığı, hırçınlığı, uyumsuzluğu bırakıp yola gelmek.

Razı olmak.

"Askerde onun da mum gibi olacağına eminim."

Mum (gibi) olmak

Yerini doldurmak

Daha önce görevinden ayrılan, yerine geçtiği biri kadar başarılı olmak.

Yerinin adamı, görevinin üstesinden gelir olmak.

"Bakalım yerini doldurabilecek mi?"

Yerini doldurmak