Deyimler
İletişim

"Benim de adım Yakup ama o kadar uzun değil deyimi ve anlamı" deyiminin anlamı nedir?

Benim durumum da onunkinden aşağı değil ama, onun gibi gösteriş meraklısı değilim.

Benim de adım Yakup ama o kadar uzun değil deyimi ve anlamı deyimine benzer deyimler

Bel vermek

(Dik şeylerin) dışarıya doğru, (yatay şeylerin de) aşağıya doğru kamburlaşmak.

"Yeni ördüğümüz duvar bel verdi."

Duvar gibi dikey şeylerin ortası...

Bel vermek

Bozum olmak

Bir sözü ya da davranışı iyi karşılanmadığı için utanmak, utanacak duruma düşmek.

"Onun düşüncesinin hiç de doğru olmadığını söylediğim zaman amma da bozum...

Bozum olmak

Çam devirmek

Farkında olmadan karşısındakini kıracak ya da kötü bir sonuca yol açacak söz söylemek, davranışta bulunmak.

"Onun da çam devirmede üstüne yok hani."

Çam devirmek

Defteri dürülmek

İşine son verilerek bir yerden uzaklaştırılmak.

Ölmek ya da öldürülmek.

"Onun da defterini dürecekler yakında.

Defteri dürülmek

Dile kolay

Söylenmesi kolay ama yapılması ortaya konması ya da katlanılması çok güç.

"Evet, dile kolay, haydi yap da görelim."

Dile kolay

Düşman kesilmek

Düşman olmak, düşman gibi görünüp tavır almak.

"Yalnız benim değil, bütün ailenin düşmanı kesilmişti."

Düşman kesilmek

Evdeki hesap çarşıya uymamak

Önceden tasarlanan, düşünülen bir iş umulduğu gibi gitmemek, başka bir yönde gelişmek.

"O kadar uğraştık ama evdeki hesap çarşıya uymadı, bu paraya istediğimiz...

Evdeki hesap çarşıya uymamak

Foyası meydana çıkmak

Yalanı, dolanı, hilesi, kötü niteliği, kusuru ortaya çıkmak.

"Yakında onun da diğerleri gibi foyası meydana çıkacak."

Foyası meydana çıkmak

Keyfinin kâhyası (olmamak)

Birisine karışmaya hakkı olmamak, istediği gibi yaşamasına engel olmamak.

"O benim keyfimin kâhyası olamaz, ben dilediğim gibi yaşarım, karışamaz bana!"

Keyfinin kâhyası (olmamak)

Mum (gibi) olmak

Yaramazlığı, hırçınlığı, uyumsuzluğu bırakıp yola gelmek.

Razı olmak.

"Askerde onun da mum gibi olacağına eminim."

Mum (gibi) olmak

Su gibi akmak

Zamanın çok hızlı geçip gitmesi.

Bol bol gelmek ya da gitmek (para, yiyecek vs.).

"Para su gibi akıyor, o harcamayacak da ben mi harcayacağım?"

Su gibi akmak