Açık oturum
Bir konunun herkesçe izlenebilecek biçimde birkaç kişi arasında tartışıldığı toplantı.
Birinin yanağını orta parmakla gösterme parmağı arasında sıkmak.
Bir konunun herkesçe izlenebilecek biçimde birkaç kişi arasında tartışıldığı toplantı.
Kişiler arasında ayrım gözeterek.
Yoksulluk, utangaçlık, suçsuzluk gibi nedenlerle insanalr arasında karışmaya yüzü olamamak.
Sevilen birinin ölümü ya da toplumca uğranılan bir acı dolayısıyla ağıt özelliği taşıyan bir şiir yazmak ya da böyle olaylarla ilgili olarak ağıt söylemek.
Birinin eğilimini desteklemek.
Birinin söylediklerini kendi düşüncesiymiş gibi anlatmak.
Birinin söylediklerini zevkle ve dikkatle dinlemek, bu sözlere uymak.
Konuşan bir kimseyi seve seve ve dikkatlice dinlemek.
"Konuşması onları öyle sarmıştı ki...
Zulmettiği kişinin bedduasını almak.
Birinin bedduasını üstüne çekmek.
"Zalimliğine devam edersen daha çok kişinin ahını alacaksın."
Sofrada en önemli yemek.
Birinin ölümüne sebep olmak.
Birinin herhangi bir işte güç durumda kalmasına yol açmak.
"Adamın başını sebepsiz yere yediler, şimdi...
Bıyığını başparmakla işaret parmağı arasında döndürerek bükmek.
Erkeklik, yiğitlik, kabadayılık taslamak.
Birinin yararına göre eylemde bulunmak, istemese de birinin işine yarayacak biçimde hareket etmek.
"O işi bana vermemekle yabancıların ekmeğine yağ sürdün sen."
İki yer arasında durmadan gidip gelmek.
"Mağaza ile ev arasında tam elli beş yıl mekik dokumuştu rahmetli."