Deyimler
İletişim

"Küçük görmek" deyiminin anlamı nedir?

Önemsememek, değer vermemek.

"Hasmınızı sakın küçük görmeyin çocuklar!"

Küçük görmek deyimine benzer deyimler

Akıl defteri

Akla gelen şeylerin unutulmaması için kısaca yazıldığı küçük defter.

Hatırlanıp yapılması gereken şeylerin yazıldığı küçük defter, muhtıra defteri, ajanda.

Akıl defteri

Burnundan kıl aldırmamak

Oldukça huysuz olmak, kendisine hiç söz söyletmemek, kendisinin eleştirilmesine fırsat tanımamak, en küçük yergiye tahammül göstermemek.

"Amma da burnundan kıl...

Burnundan kıl aldırmamak

Burun kıvırmak

Önem ve değer vermemek, küçümsemek, beğenmemek.

"Önüne konan yemeklere burun kıvırıp sofradan kalktı."

Burun kıvırmak

Göz hakkı

Görülüp de imrenilen yiyeceklerden görenlere çıkarılan pay, imrenmelerini yok edecek küçük parça.

"Çocukların göz hakkını ayırmayı da sakın unutmayın."

Göz hakkı

Küçük düşürmek

Onurunu kırmak, birilerinin yanında itibarını sarsmak ve değerini düşürmek.

"Dikkatli ol, bir pot kırıp da kendini küçük düşürme sakın."

Küçük düşürmek

Metelik vermemek

Değer vermemek, umursamamak, aldırış etmemek.

"Onun gibilere metelik vermem mi diyorsun?"

Metelik vermemek

Meydan vermemek

Olumsuz bir olay ya da durumun gerçekleşmesine imkân ve zaman vermemek, engel olmak.

"Onların kavga etmesine sakın meydan vermeyin çocuklar."

Meydan vermemek

Parmak kadar (çocuk)

Yaşça çok küçük, pek küçük (çocuk).

"Parmak kadar çocukla iş yapılır mı?"

Parmak kadar (çocuk)

Sürüncemede kalmak

Gecikmek, bir türlü sonuçlanamamak, askıda kalmak.

"Bizim iş sakın sürüncemede kalmasın çocuklar!"

Sürüncemede kalmak

Süt kuzusu

Henüz meme emen kuzu.

Çok küçük bebek, yavru, korunması gereken küçük çocuk.

Çok nazlı, el bebek gül bebek büyütülmüş kimse.

"Daha süt kuzusu o, nasıl kıyılıp...

Süt kuzusu