Deyimler
İletişim

"Biri eşikte, biri beşikte" deyiminin anlamı nedir?

Çocukları hep küçük küçük.

Biri eşikte, biri beşikte deyimine benzer deyimler

Akıl defteri

Akla gelen şeylerin unutulmaması için kısaca yazıldığı küçük defter.

Hatırlanıp yapılması gereken şeylerin yazıldığı küçük defter, muhtıra defteri, ajanda.

Akıl defteri

Ana kuzusu

Pek küçük kucak çocuğu.

Sıkıntıya, güç işlere alışkın olmayan, nazlı çocuk veya genç.

"Şu torbayı kaldırışına bak hele, tam bir ana kuzusu."

Ana kuzusu

Ayağına kapanmak

Kendini küçük düşürerek yalvarıp yakarmak.

"İnsan ne birisinin ayağına kapanmalı, ne de birisini ayağına kapandırmalı."

Ayağına kapanmak

Ayağının altına almak

Acımasızca, tekmelerle kıyasıya dövmek.

Bir şeyi küçük görerek ondan faydalanma yoluna gitmemek, o şeyi tepmek.

"Önüne serilen bütün nimetleri ayağının altına...

Ayağının altına almak

Azı çoğa saymak

Verilen şey, armağan az ya da küçük de olsa, çokmuş, büyükmüş, değerliymiş gibi kabul etmek.

Azı çoğa saymak

Burnundan kıl aldırmamak

Oldukça huysuz olmak, kendisine hiç söz söyletmemek, kendisinin eleştirilmesine fırsat tanımamak, en küçük yergiye tahammül göstermemek.

"Amma da burnundan kıl...

Burnundan kıl aldırmamak

Parmak kadar (çocuk)

Yaşça çok küçük, pek küçük (çocuk).

"Parmak kadar çocukla iş yapılır mı?"

Parmak kadar (çocuk)

Süt kuzusu

Henüz meme emen kuzu.

Çok küçük bebek, yavru, korunması gereken küçük çocuk.

Çok nazlı, el bebek gül bebek büyütülmüş kimse.

"Daha süt kuzusu o, nasıl kıyılıp...

Süt kuzusu