Deyimler
İletişim

"Adet yerini bulsun diye" deyiminin anlamı nedir?

Gerekli olduğuna inanıldığı için değil, herkes öyle yaptığı için, ya da yapıldı densin diye.

Adet yerini bulsun diye deyimine benzer deyimler

Allah versin

Dilenciyi savmak için

"bekleme, sadaka vermeyeceğim" anlamında söylenir.

İyi şey elde edenlere memnunluk bildirmek için, kimi zaman da takılma ve şaka için...

Allah versin

Başa güreşmek

Yağlı güreşte başpehlivanlık için güreşmek.

En üstün sonucu almak için mücadele etmek, yarışmada birinciliği almak için uğraşmak.

"Takımımız öteden beri başa...

Başa güreşmek

Bozum olmak

Bir sözü ya da davranışı iyi karşılanmadığı için utanmak, utanacak duruma düşmek.

"Onun düşüncesinin hiç de doğru olmadığını söylediğim zaman amma da bozum...

Bozum olmak

Çekişe çekişe pazarlık (etmek)

Bir malı ucuza almak, ya da pahalıya satmak için titizce uzun süre yapılan pazarlık.

"Babam çok istediği atı alabilmek için, atın sahibiyle çekişe çekişe...

Çekişe çekişe pazarlık (etmek)

Çürüğe çıkmak

İşe yaramaz olduğu, sağlam olmadığı anlaşılarak bir yana atılmak.

Sağlığı el vermediği için askerlik görevine alınmamak.

"Çürüğe çıkmak için can atanlar da yok...

Çürüğe çıkmak

Geçimini sağlamak

Yaşamak için gerekli olanı elde etmek.

"Geçimini sağlamak için hemen her yola başvurdu."

Geçimini sağlamak

Kırk dereden su getirmek

Birini kandırmak için çok dolambaçlı gerekçeler ileri sürmek, ikna edebilmek için çok uğraşmak.

"Ne inatçı adammış, bir evet demek için kırk dereden su...

Kırk dereden su getirmek

Ömür çürütmek

Uzun süre bir şey için emek vermiş olmak, ya da boşuna zaman harcamış olmak.

"Bu ev için bir ömür çürüttüm ben."

Ömür çürütmek

Yağma yok

"Öyle şey olmaz, buna izin vermezler, kolay kolay elde edemezsin" anlamında bir tutumun ya da davranışın yanlışlığı ifade etmek için kullanılır.

Yağma yok

Yakasına sarılmak

İstediği şeyi almak ya da dövmek için tutup bırakmamak, zorlamak.

"Çocuk annesinin yakasına sarılmış balon diye ağlıyordu."

Yakasına sarılmak

Yakasına yapışmak

Hesap sormak ya da bir şey istemek için tutup bırakmamak.

"Beni de götüreceksin diye yakama yapıştı, ben de getirmek zorunda kaldım."

Yakasına yapışmak

Yüreğine (içine) dert olmak

Birine karşı ya da birinin kendine karşı yaptığı bir davranış sonradan kendisi için acı, üzüntü kaynağı olmak.

"Ona yemek vermedim ama yüreğime dert oldu."

Yüreğine (içine) dert olmak