Deyimler
İletişim

"Kanı bozuk" deyiminin anlamı nedir?

Soysuz, iğrenç işler yapmaktan geri durmayan.

"Toplum bu kanı bozuk insanlardan temizlenmelidir."

Kanı bozuk deyimine benzer deyimler

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Bir kimsenin adı bir kez iyi ya da bir kez kötü tanındıktan sonra, bu genel kanı kolay kolay değişmez, kişi bir konu ünlendi mi o ün sürüp gider.

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Allah bilir

Belli değil, Cenab-ı Hak`tan başka kimse bilmez.

"Allah bilir bu sırrın iç yüzünü."

Bana öyle geliyor ki.

"Allah bilir esrar da alıyordur bu çocuk."

Allah bilir

Alnında (alnına) yazılmış olmak

Yazgıyı, talihi bu türlü olmak; bu olayın başına gelmesini tanrının buyurmuş olduğuna inanmak.

Alnında (alnına) yazılmış olmak

Anca beraber, kanca beraber

Birbirimizden ayrılmayacağız, işler iyi de gitse, kötü de gitse hep birlikte yapacağız, beraberliği bozmayacağız.

"Bu toprağı yalnız ben mi atacağım, hayır...

Anca beraber, kanca beraber

Arada çıkarmak

Öteki işler arasında bir işi de yapıvermek.

Yapılmakta olan işler arasından işi de yapıvermek.

Arada çıkarmak

Araya girmek

İki kişinin arasındaki bir işe karışmak.

Araları bozuk olan iki kişiyi uzlaştırmaya çalışmak.

Yapılmakta olan bir işin yapılmasını geciktirmek.

"Araya başka...

Araya girmek

Arkasını sıvamak

İltifat etmek, okşamak, övmek, birisini bu yolları kullanarak bir işe sevk etmek.

"Arkasını sıvayarak yaptırıyorum her işi bu çocuğa."

Arkasını sıvamak

Ayakları geri geri gitmek

Bir yere istemeye istemeye, gönülsüz gitmek.

"Hoşlanmadığım bu insanların yanına yaklaştıkça ayaklarım geri geri gitmeye başladı."

Ayakları geri geri gitmek

Ayranım budur, yarısı sudur

Size güzel bir şey sunamıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.

Bu işi yarım yamalak yapıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.

Ayranım budur, yarısı sudur

Bozuk düzen

Düzensiz, düzeni bozuk olan.

Toplumun yönetiminde uygulanan yanlış kurallar dizgesi.

"Bu bozuk düzenden hangi görüş ve anlayış biçimi kurtaracak milleti, onu...

Bozuk düzen

Geri basmak

Geri geri gitmek.

"Heyecanlanınca geri basmaya başladı."

Geri basmak

Geri durmamak

Bir işe girmekten kaçınmamak, o işe girişmek.

"Ona bu işi yapmaktan geri durmamasını söyle, sonunda başaracaktır."

Geri durmamak