Deyimler
İletişim

"Elini sıcak sudan soğuk suya sokmamak" deyiminin anlamı nedir?

Çok nazlı olmak, evde hiçbir iş yapmamak, zor işlerden kaçınmak.

"Ne kadınmış o da, elini sıcak sudan soğuk suya soktuğunu görmedim daha!"

Elini sıcak sudan soğuk suya sokmamak deyimine benzer deyimler

Aklı başından gitmek

Bayılmak.

Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.

Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.

Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...

Aklı başından gitmek

Aslan yürekli

Çok yiğit, hiçbir şeyden korkmayan.

Yılmaz, hiçbir şeyden korkmayan, yiğit, kahraman,"Aslan yürekli Mehmetçik düşmanı çil yavrusu gibi dağıttı."

Hiçbir şeyde...

Aslan yürekli

Az çok

Bir parça, o kadar çok olmayan, oldukça.

"Az buçuk."

Ne az ne çok, oldukça.

Az çok

Bal gibi

Çok tatlı.

Çok iyi, adamakıllı, pekâlâ.

"Bal gibi iş, daha ne duruyorsun?"

Bal gibi

Burnundan solumak

İşi başından aşkın olduğu için gözü hiçbir şey görmemek, çok öfkelenmiş olmak.

"Adam burnundan soluyor, sakın üstüne gitme, yoksa konuştuğuna pişman...

Burnundan solumak

Burnunun ucunu görmemek

İleriyi görememek, meydana geleceği açık olanı görememek.

Çok sarhoş olmak.

Çok dikkatsiz ve dalgın olmak.

"Sen ki burnunun ucunu göremeyen bir adamsın,...

Burnunun ucunu görmemek

Dünyadan elini eteğini çekmek

Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.

"Bizim...

Dünyadan elini eteğini çekmek

Kafası yerinde olmamak

O anda kafası çok yorgun olmak.

Başka şeyler düşündüğünden, o anda konuşulana hemen intibak edememek.

"Kusura bakmayın, ne söylediğinizi anlayamadım, kafam...

Kafası yerinde olmamak

Orta hâlli

Ne zengin ne yoksul, ne iyi ne kötü, ne çirkin ne güzel.

"Onlar orta hâlli bir ailedirler."

Orta hâlli

Süt kuzusu

Henüz meme emen kuzu.

Çok küçük bebek, yavru, korunması gereken küçük çocuk.

Çok nazlı, el bebek gül bebek büyütülmüş kimse.

"Daha süt kuzusu o, nasıl kıyılıp...

Süt kuzusu

Şeytanın yattığı yeri bilmek

Çok kurnaz ve açıkgöz olmak; bilinmesi, hatırlanması güç şeyleri bilmek; pek çok şeyden haberdar olmak.

"O ne tilkidir bilemezsin, şeytanın yattığı yeri bile...

Şeytanın yattığı yeri bilmek

Üstüne bir bardak (soğuk) su içmek

O işten umudunu kesmek, o işin olacağına inanmamak, parasını ya da malını almaktan vazgeçmek.

"Verecek mi? Sen o paranın üstüne bir bardak soğuk su iç!"

Üstüne bir bardak (soğuk) su içmek