Aş yermek
Gebe kadın, kimi yemeklerden tiksinmek, kimi şeyleri yemek için aşırı istek duymak.
Huylandırmak.
İstek uyandırmak.
Gebe kadın, kimi yemeklerden tiksinmek, kimi şeyleri yemek için aşırı istek duymak.
İstekli olmamak, içinde istek bulunmamak.
Önemsiz bir istek uğruna ya da küçük bir zarardan kurtulmak için çok büyük bir zararı göze almak.
Bir acı, üzüntü, sıkıntı ve istek karşısında direnme gücü kalmamak; dayanıklılığı yitirmek.
"Yıllarca uğraşıp didinip yaptığı ev bir anda kül oldu, buna can mı...
Bir şeyi istemek, istek duymak, çok arzulamak.
"Şimdi o yeşil eriklerden olsa da yesek, öyle de canım çekti ki."
Kendisinin güvenilir bir kişi olduğu, kendisine itimat edilebileceği duygusunu uyandırmak.
"Oldukça güven veren birisin."
Canı arzu etmek, istek duymak.
Çok fazla istek duymak.
"Vitrindeki kızarmış tavuklara içim gidiyordu ama param olmadığı için alıp yiyemiyordum."
Çok üşümek.
Çok istek duymak.
Bir zarar gelecek korkusu içinde bulunmak.
"Hava iyice soğudu, içim titremeye başladı, haydi içeri girelim."
Çok istek ve özlemle aramak.
"O anneyi siz mumla arayacak ama bir daha bulamayacaksınız."
Elde etmek için güçlü bir istek duymak, elde edemediği için de büyük üzüntü içinde olmak.
Kuvvetli bir aşkla sevmek.
"Bakan olmak isteğiyle yanıp tutuşuyordu."
İstek uyandıran, görünüşü çok çekici olan, çok lezzetli yemekler için kullanılır.