Deyimler
İletişim

"Hesap kitap" deyiminin anlamı nedir?

Düşünüp taşındıktan sonra, hesap sonunda.

"Hesap kitap, baktım işler kötüye gidiyor; hemen sizi çağırdım."

Hesap kitap deyimine benzer deyimler

Ağzını havaya (poyraza) açmak

Elindeki fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere bir şeyler elde etmeyi ummak.

Umduğunu elde edememek, fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere beklemek.

"Evi o zaman...

Ağzını havaya (poyraza) açmak

Ahrette on parmağı yakasında olmak

Ödevini yapamadığından kendisine karşı sorumlu olan kimseden öbür dünyada hesap sormak.

Haksızlığa uğrayışını bu dünyada önleyip hakkını alamayanın, öte...

Ahrette on parmağı yakasında olmak

Altın adını bakır etmek

Kötü işler yaparak itibardan düşmek, eski iyi adını, uygunsuz davranışlarıyla kötüye çevirmek.

Altın adını bakır etmek

Arada çıkarmak

Öteki işler arasında bir işi de yapıvermek.

Yapılmakta olan işler arasından işi de yapıvermek.

Arada çıkarmak

Astığı astık, kestiği kestik

Yaptığı işlerden dolayı kimseye hesap vermek zorunda değil; yaptıklarına hiç kimse itiraz edemez.

Davranışlarından dolayı kimseye hesap vermeyen, istediği...

Astığı astık, kestiği kestik

Aşağı yukarı

Yaklaşık olarak, hemen hemen, tam değil de tama yakın.

"Aşağı yukarı on kilo gelir bu yük."

Yaklaşık olarak, hemen hemen, tama yakın.

Aşağı yukarı

Ay aydın, hesabı belli

Hiç karışık, anlaşılmayacak yönü yok, hesap, ay aydınlığı kadar ( ya da gökte görülen ayın kaçı olduğu kadar) ortada, açık.

Ay aydın, hesabı belli

Az daha

"Az kalsın."

Neredeyse, hemen hemen, az kalsın.

Az daha

Az kalsın

Az sonra, hemen hemen, olmak üzereydi ki (olacaktı, ama olmadı).

"Nerede ise".

Neredeyse, az daha

Az kalsın

Bir sözünü iki etmemek

Birinin her istediğini hemen yerine getirmek.

"Ah benim tatlı çocuğum, bir sözümü iki etmez, hemen yapıverir."

Bir sözünü iki etmemek

Neden sonra

Bir süre geçince, her şey olup bittikten sonra, çok zaman sonra.

"Neden sonra babam da geldi."

Neden sonra

Yuvarlak hesap

Ayrıntıya girmeden, bir bütün sayıya yaklaşık olarak tamamlanabilen hesap.

"Aldığımız mallar yuvarlak hesap yüz bin lira tuttu."

Yuvarlak hesap