Deyimler
İletişim

"Hem nalına hem mıhına (vurmak)" deyiminin anlamı nedir?

Birbirine zıt olan iki yanı da desteklemek.

"Ben hem nalına hem de mıhına vuran adamlardan korkarım."

Hem nalına hem mıhına (vurmak) deyimine benzer deyimler

Ağır top

Birbirine karşı olan iki topluluğun her birindeki en güçlü kişi.

Ağır top

Ağzının payını vermek

Sert söz ve davranışlarla karşılık vererek bir kimseyi yaptığına pişman etmek.

"Demek öyle, ben de senin ağzının payını vermezsem bana da Hasan demesinler!"

Ağzının payını vermek

Allah adamı

Hile, kötü bilmeyen; hak yol üzerinde olan, Allah`a ibadette kus dini bütün kimse.

"Allah adamı olmalısın dünya da, hem de ahrette iyilik görebilesin."

Allah adamı

Anca beraber, kanca beraber

Birbirimizden ayrılmayacağız, işler iyi de gitse, kötü de gitse hep birlikte yapacağız, beraberliği bozmayacağız.

"Bu toprağı yalnız ben mi atacağım, hayır...

Anca beraber, kanca beraber

Arada çıkarmak

Öteki işler arasında bir işi de yapıvermek.

Yapılmakta olan işler arasından işi de yapıvermek.

Arada çıkarmak

Araya girmek

İki kişinin arasındaki bir işe karışmak.

Araları bozuk olan iki kişiyi uzlaştırmaya çalışmak.

Yapılmakta olan bir işin yapılmasını geciktirmek.

"Araya başka...

Araya girmek

Arada kalmak

Anlaşamayan iki tarafı uzaklaştırmak için araya girildiğinde, iki yanı da hoşnut edemeyerek güç duruma düşmek.

Arada kalmak

İkili oynamak

Birbirine karşı olanlardan hem birini, hem ötekini çıkarı için destelemek.

"Sendika başkanı ikili oynuyormuş."

İkili oynamak

Taraf tutmak

Bir yanı desteklemek, yan çıkmak.

"Ben sana taraf tutup da onların düşmanlığını kazanma demedim mi?"

Taraf tutmak

Yakasına yapışmak

Hesap sormak ya da bir şey istemek için tutup bırakmamak.

"Beni de götüreceksin diye yakama yapıştı, ben de getirmek zorunda kaldım."

Yakasına yapışmak