Akıl hocası
Birine yol gösteren, akıl öğreten kimse.
Herkese akıl öğretmeye meraklı kimse.
"Lütfen akıl hocalığı yapmaya kalkma, biz işimizi senden iyi biliriz."
Nazlı büyütülmüş, zora gelmeyen, çıtkırıldım kimse.
"Amma hanım evlâdıymışsın, çekil şuradan ben yaparım."
Birine yol gösteren, akıl öğreten kimse.
Herkese akıl öğretmeye meraklı kimse.
"Lütfen akıl hocalığı yapmaya kalkma, biz işimizi senden iyi biliriz."
Bir şey uğruna ölümü göze almak.
"Çekil önümden ben bu yola baş koydum."
Ben üzerime borç saydığım şeyi söyledim. Sözlerimi dinlemez, bildiğini yaparsa ortaya çıkacak kötü sonuçtan dolayı ben kendimi suçlu saymam.
Bir konuda yapacağı çok az şeyi olmak.
Dayanacak pek az gücü kalmak.
"Bir atımlık barutu kalmış, hâlâ ben yaparım o işi diyor."
Bir kimse veya bir şey için kötü söz söylemek.
"Ben öğretmenime dil uzattıracak adam değilim."
Nazlı, el bebek gül bebek büyütülmüş, dayanıksız, narin kimse.
"Senin gibi muhallebi çocuklarıyla iş yapamam ben."
Dirençsiz, güçsüz kimse.
Çok sık hastalanan, sağlıksız kimse.
Üşengeç, bir iş yapmaktan kaçınan.
"Ne nane molla bir adamsın, kalk da biraz çalış."
Çok sabırlı kimse, türlü sıkıntılara katlanan.
"Ben sabır taşı mıyım?"
"Ben bu oyunları senden daha iyi bilirim, ben daha tecrübeliyim, beni aldatamazsın.
" anlamında kullanılır.
Henüz meme emen kuzu.
Çok küçük bebek, yavru, korunması gereken küçük çocuk.
Çok nazlı, el bebek gül bebek büyütülmüş kimse.
"Daha süt kuzusu o, nasıl kıyılıp...
Güçsüz, sakat, zayıf, hasta kimse.
"Ben bir yarım adamım diye beni hor göremezsiniz!"
Sıkıntıya ve baskıya katlanamamak, güçlüğe sabredememek.
"Zora gelemem ben, lütfen ısrar etmeyin!"