Ağzına geleni söylemek
Ağır ve kırıcı sözler söylemek.
İnandırıcı olmayan, oyalayıcı ve avutucu sözler söylemek.
"Bana masal okuma, olayın gerçek yüzünü anlat."
Ağır ve kırıcı sözler söylemek.
İnanç ve ibadette birbirlerinden ayrılmayan ve bu kardeşliği ahirette de sürdüreceklerini düşünen kadınlar.
Dünya ve ahiret işlerinde birbirlerinden ayrılmayan...
Kişiyi kendi görüş ve düşüncelerinden ayırıp başka bir görüş ve düşünceyi benimser duruma getirmek.
Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne...
Birine etkisi olmayan sözler söylemek.
Etkisi ve süresi çok kısa olan bir iş yapmak.
"Evet çocuklar, beni buz üstüne yazı yazan bir adam konumuna getirmeyin!"
Kişilerin ses ve davranışlarını o anda ve doğrudan doğruya veren radyo ve televizyon yayını.
"Parti temsilcileri bu akşam televizyonda canlı yayında...
Bir işe yaramayan, konuyu açıklamaya yetmeyen, gerçeği yansıtmayan süslü, parlak ve gereksiz sözler söylemek.
"Edebiyat yapmaya amma da meraklı bir insanmış."
Peygamberlerden Hz. Eyyub` un başına gelen hastalığa sabredip, bundan dolayı şikâyet etmemesi; güçlük ve üzüntülere, hastalığa karşı sabretmesinden hareketle,...
Gazel söylemek.
Kandırmak ve oyalamak için boş sözler söylemek.
"Boşuna gazel okuma, kandıramazsın beni!"
Uydurarak söylemek, tutarı olmayan sözler sarf etmek.
"Ona sakın inanmayın, işkembeden atıyor."
"Bana gelince, bana kalırsa, fikrime göre, bana sorarsanız" anlamlarında kullanılır.
Tutarlı ve mantıklı konuşmak, sakıncalı olmayan ve birini kırmayan sözler söylemek, saygılı ve yerinde konuşmak.
"O daima lafını bilir bir insan olmuştur."
Tutarlı, inandırıcı olmayan, yalan sözler söylemek.
"Kes sesini, maval okumandan bıktım artık!"