Akla zarar
Düşünülmesi aklı işlemez duruma getiren, kişiyi deli edercesine aşırı, şaşırtıcı olan.
Deli olduğu herkesçe bilinen, zır deli.
"Halk bu ülkeyi fermanlı delilerin eline bırakmayacaktır."
Düşünülmesi aklı işlemez duruma getiren, kişiyi deli edercesine aşırı, şaşırtıcı olan.
Deli gibi olmak.
Belli değil, Cenab-ı Hak`tan başka kimse bilmez.
"Allah bilir bu sırrın iç yüzünü."
Bana öyle geliyor ki.
"Allah bilir esrar da alıyordur bu çocuk."
Yazgıyı, talihi bu türlü olmak; bu olayın başına gelmesini tanrının buyurmuş olduğuna inanmak.
Yemin etmek, bir şeyi yapmaya veya yapmamaya söz vermek.
"Ant içtik, asla bu ülkeyi düşmana bırakmayacağız."
İltifat etmek, okşamak, övmek, birisini bu yolları kullanarak bir işe sevk etmek.
"Arkasını sıvayarak yaptırıyorum her işi bu çocuğa."
Doğru olduğu, gerçek olduğu anlaşılmak, ortaya çıkmak.
Bir yeri bilerek yakıp yok etmek.
Aşırı ölçüde telâşlandırmak.
Bir toplumu, bir ülkeyi kargaşalık içine sürükleyerek yıkıma uğratmak.
"Dış güçler yerli...
Size güzel bir şey sunamıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.
Bu işi yarım yamalak yapıyorum; ama elimden ancak bu kadarı geliyor.
Gösterilen bu yakınlığın, bu iltifatın (görünürde yok ama) gizli bir nedeni olacak.
Falanca, bu sıkıntıya nasıl dayanıyorsa sen de dayanmalısın.
Falancaya bu denli zor bir iş yaptırmak acımasızlıktır.
Eline ne geçerse (az ve çok) çalmak, bu yolla kazanç sağlamak.
"Yoksul kalınca çalıp çırpmaya başladı."