Anka gönüllü
Tok gönüllü.
Gönlü tok, özveri gösterebilen, fedakârlık yapabilen.
Tok gönüllü.
Soğuktan muhafaza edecek biçimde giyinmiş, iyi giyinmiş olan.
Güçlü bir kimseye ya da yere güvenen.
"Ona göre hava hoş, çünkü karnı tok, sırtı pek nasıl olsa!"
Bir sözü söylemeye gönlü razı olmamak.
"Sana git demeye dilim varır mı sanıyorsun?"
Bir işi yapmaya gönlü razı olmamak.
"Bulaşıkları yıkamaya bir türlü elim varmıyor."
Kural, yasa, söz dinlememek; hiçbir yerden buyruk almamak.
"Âşığın gönlü ferman dinlemez oldu."
Fazla para ve mal istemeyen, zorunlu ihtiyacı kadarı ile yetinen, imkânları az da olsa bunu hissettirmeyen, bu durumda dahi cömert olan.
"Onun kadar gönlü tok...
Elinde imkânlar olsun olmasın, mal-mülk veya paraya düşkün olmayan, cömert.
"O mu? Gözü tok bir insandır, inanın."
"O sözlerine kanmıyorum, önem vermiyorum" anlamında kullanılır.
"Geç babam, geç bu sözleri, karnımız tok bu sözlere, paradan söz et sen, verecek misin,...
Geçimi iyi, hâli vakti yerinde, para sıkıntısı olmayan, birinin yardımına ihtiyaç duymayan (kimse).
"Herkesin karnı tok sırtı pek olacaktır, bize güvenin!"
Her türlü sıkıntı ve tehlikeyi göze alarak, ne kadar büyük fedakârlık isterse istesin.
"Ne pahasına olursa olsun ben bu işi bitireceğim."
Kolay elde edilememek; para, özveri ve emek gerektirmek; zarara ve sıkıntıya yol açmak.
"Bu ev size pahalıya mal olsa gerek."
(Kadın) çok büyük istekle çalışıp hizmet etmek, özveri ile birileri uğrana çalışmak.
"Sizi okutabilmek için saçımı süpürge ettim."