Açmaz vermek
Karşısındaki oyuncunun nükteli söz söylemesine olanak veren bir söz söylemek.
Kural, yasa, söz dinlememek; hiçbir yerden buyruk almamak.
"Âşığın gönlü ferman dinlemez oldu."
Karşısındaki oyuncunun nükteli söz söylemesine olanak veren bir söz söylemek.
Üzüntüsünden söz söyleyecek durumda olmamak.
Kırgınlıktan, üzüntüden ya da herhangi bir sebepten ötürü söz söyleyecek durumda olmamak.
"Boşuna uğraşma, evin...
Çok yiğit, hiçbir şeyden korkmayan.
Yılmaz, hiçbir şeyden korkmayan, yiğit, kahraman,"Aslan yürekli Mehmetçik düşmanı çil yavrusu gibi dağıttı."
Hiçbir şeyde...
Bir işini yapmasına, bulunduğu yerden ayrılmasına engel olmak.
"Bu çocuk ayağıma bağ oldu, onu bırakıp da bir yere gidemiyorum."
Yaptığın iş, söylediğin söz çok yerinde. Ben de öyle düşünüyordum.
"Yaptığın iş, söylediğin söz çok yerinde; Allah senden razı olsun" anlamında hoşnutluk,...
Farkında olmayarak karşısındakine dokunacak söz söylemek.
Bilmeyerek karşısındakini kıracak söz söylemek, pot kırmak.
"Baltayı taşa vurunca öyle utandı ki...
Herkesin söylediği, etkisi kalmamış söz.
Etkisi kalmamış, herkesin kullana geldiği söz.
"Bırak artık şu beylik sözleri, kimseyi etkileyemiyorsun."
Oldukça huysuz olmak, kendisine hiç söz söyletmemek, kendisinin eleştirilmesine fırsat tanımamak, en küçük yergiye tahammül göstermemek.
"Amma da burnundan kıl...
Her yerde kendisinden, ondan söz edilmek.
"Cephede gösterdiği yararlılıklardan sonra adı dillerde dolaşır oldu."
Şımarık davranmak.
Söz dinlememek, kural tanımamak, zapt edilememek.
"Sen ne ele avuca sığmaz bir çocukmuşsun meğer."
Büyük, iri; aşırı derecede gelişmiş.
"Eşek kadar oldu ama hiç söz dinlemiyor."
"Söz anlamaz, söz dinlemez taş gibi kafa" anlamında kullanılır.