Ağzına tat bulaşmak
Yaptığı işten yararlandığı için hep aynı işi yapıp aynı sonucu elde etmek istemek.
Hiçbir şey değişmemiş, eski durumda kalmış.
"Köy aynı, insanlar aynı, eski hamam eski tas."
Yaptığı işten yararlandığı için hep aynı işi yapıp aynı sonucu elde etmek istemek.
Kötü işler yaparak itibardan düşmek, eski iyi adını, uygunsuz davranışlarıyla kötüye çevirmek.
Çok yiğit, hiçbir şeyden korkmayan.
Yılmaz, hiçbir şeyden korkmayan, yiğit, kahraman,"Aslan yürekli Mehmetçik düşmanı çil yavrusu gibi dağıttı."
Hiçbir şeyde...
Çok şey okumuş, her sorulana cevap veren, çok şey bilen, okudukları aklında kalmış kimse.
"Adam ayaklı kütüphaneydi sanki!"
"Ha öyle ha böyle, ikisi de bir; hangi yolu seçersek seçelim aynı sonuca varır" anlamında kullanılır.
Hangi yol yeğlenirse yeğlensin, aynı sonuca varıyor. Ha...
"Eski hamam eski tas."
Aynı sonuca varmak, aynı neticeyi vermek.
"Ha sen söylemişsin ha ben, bir kapıya çıkmaz mı?"
Eski olayları, işleri bir çıkar umuduyla tekrar ele almak, yeniden gündeme getirmek.
"Eski defterleri karıştırmayı bırak artık".
Yeniliğe açık olmayan, yaşayış ve düşünce itibariyle eskiye bağlı.
"Eski kafalı insanlar gittikçe azalıyor mu ne?"
Bir toplantıya katılan, bir meseleyi konuşan kimselerin aynı düşüncede olup aynı yönde oy kullanmaları.
"Sınıf başkanını oy birliği ile seçtik."
Bir olayla ilgili olarak aynı şeyleri söylemek üzere anlaşmak, aynı görüşte olmak.
"Onunla söz birliği mi ettiniz?"
Kılık ve kıyafeti çok eski olmak, perişan durumda bulunmak.