Altın adını bakır etmek
Kötü işler yaparak itibardan düşmek, eski iyi adını, uygunsuz davranışlarıyla kötüye çevirmek.
"Eski hamam eski tas."
Kötü işler yaparak itibardan düşmek, eski iyi adını, uygunsuz davranışlarıyla kötüye çevirmek.
Eski gailenin üzerine bir yenisi geldi.
Zaten başımızda büyük bir bela/dert vardı, hiç yoktan bir tane daha çıktı.
Çevre ile olan eski ilişkisini kesmiş olarak yaşam sürmek.
Sağlam bir yanı bulunmayan, kırık, eski (şey).
Hiçbiri sağlam, işe yarar olmayan (şeyler).
Yeni bilgilerini, eski bilgilerine katmak; yeni bilgileri zihnine yerleştirmek.
"Öğrendiği her yeni bilgiyi dağarcığına atmayı ihmal etmedi."
Yeni bir işe, ortama, duruma alışmakta zorluk çekmek.
"Eski işinden ayrılıp, yeni işine başlayınca denizden çıkmış balığa dönmüştü."
Devir değişti, eski durumların, tutumların bir önemi kalmadı.
Eski olayları, işleri bir çıkar umuduyla tekrar ele almak, yeniden gündeme getirmek.
"Eski defterleri karıştırmayı bırak artık".
Hiçbir şey değişmemiş, eski durumda kalmış.
"Köy aynı, insanlar aynı, eski hamam eski tas."
Yeniliğe açık olmayan, yaşayış ve düşünce itibariyle eskiye bağlı.
"Eski kafalı insanlar gittikçe azalıyor mu ne?"
Tecrübeli, görmüş ve geçirmiş, mesleğini iyi bilen, hileyi ve düzeni deneyimi sayesinde hemen anlayan.
"O da eski kurtlardandır."
Yaşlılığına rağmen dinçliğini, dayanıklılığını hâlâ sürdüren, gücünü kaybetmemiş kimse.
"Sen eski topraksın, bizim gibi birkaç genci daha cebinden çıkartırsın."