Adı kalmak
Kendisi yok olduktan sonra adı kalmak.
Şaşakalmak, şaşırıp kalmak.
Kendisi yok olduktan sonra adı kalmak.
İlgilendirmek istendiği şeye önem vermemek, ilgisiz kalmak.
Her şeyini kaybedip çırılçıplak ya da çaresiz kalmak.
Bir engel dolayısıyla bitirilemeyip öylece ve engelin ortadan kalkmasında değin kalmak.
Hor görülüp aşağılanmak, değer verilmemek.
İnsanların sık gelip geçtiği yerde, kalabalık içinde kalmak.
"Seyyar satıcıların pek çoğu ayak altında kalınacak bir...
Eline bir şey geçmemek, hava almak, açıkta kalmak.
Yer yuvarlağının güneşle ay arasına girmesiylei ay yer yuvarlağının gölgesinde ışıksız kalmak.
Biriyle yalnız kalmak, iki kişi bir arada yalnız kalmak.
"Misafirler gittikten sonra baş başa kaldılar."
Çok sıkıntılı, çaresiz bir durumda olmak; parasızlıktan dolayı güç bir durumda kalmak.
"Başı darda kalan insanlara yardım etmek insanlık borcudur."
İçinde olunan günlerde ölecek olmak.
Bulunduğu yerde kalmak için birkaç günü kalmak.
"Doktorlara bakılırsa anneannemin günleri sayılıymış."
Beklenmedik bir durumla karşılaşıp hiçbir şey yapamamak, şaşırıp kalmak.
"Ocak birden alev alınca neye uğradığını bilemedi."
Yersiz yurtsuz kalmak, barınacak yer bulamamak.
İki şey arasında kalmak.
(Bir şeyi) kimse üzerine almamak.
"Belediye evlerini yıkınca çoluk çocuk öylece ortada...