Deyimler
İletişim

"Nabza göre şerbet vermek" deyiminin anlamı nedir?

Birinin hoşuna gidecek, eğilimlerine cevap verecek biçimde davranmak.

"Nabza göre şerbet vermeyi iyi biliyorsun."

Nabza göre şerbet vermek deyimine benzer deyimler

Adam evladı

İyi bir ailenin iyi yetiştirilmiş, görgülü, iyi eğitilmiş çocuğu.

Adam evladı

Ağırdan almak

Gizli bir amaçla bir işten yavaş davranmak, işi savsaklamak, yapmaya gönülsüz davranmak, işi yapmak için isteksizce davranma ve gereken sürede bitirmemek.

Ağırdan almak

Ağız tadı

Bir topluluk içinde dirlik düzenlik, iyi geçinme.

Bir topluluk içindeki dirlik düzenlik, iyi geçinme durumu.

Ağız tadı

Allah versin

Dilenciyi savmak için

"bekleme, sadaka vermeyeceğim" anlamında söylenir.

İyi şey elde edenlere memnunluk bildirmek için, kimi zaman da takılma ve şaka için...

Allah versin

Arkası (sırtı) pek

Soğuktan muhafaza edecek biçimde giyinmiş, iyi giyinmiş olan.

Güçlü bir kimseye ya da yere güvenen.

"Ona göre hava hoş, çünkü karnı tok, sırtı pek nasıl olsa!"

Arkası (sırtı) pek

Ayağını sürümek

Verilen bir görevi ağırdan yapmak.

Bir yerden ayrılmak üzere bulunmak.

Ölmek üzere olmak.

Halk inanışına göre birinin gelmesi, ardından başkalarının da...

Ayağını sürümek

Baş yemek deyimi ve anlamı

Sofrada en önemli yemek.

Birinin ölümüne sebep olmak.

Birinin herhangi bir işte güç durumda kalmasına yol açmak.

"Adamın başını sebepsiz yere yediler, şimdi...

Baş yemek deyimi ve anlamı

Bereket versin

"Allah size bol kazanç versin" anlamında iyi dilek sözü.

Çok şükür ki iyi ki (hoşnutluk anlatır).

"Bereket versin ki ona bir şey olmamış."

Bereket versin

Ekmeğine yağ sürmek

Birinin yararına göre eylemde bulunmak, istemese de birinin işine yarayacak biçimde hareket etmek.

"O işi bana vermemekle yabancıların ekmeğine yağ sürdün sen."

Ekmeğine yağ sürmek

Türküsünü çağırmak

Birinin hoşuna gidecek davranış ortaya koymak, söz söylemek, onun tarafını tutmak.

"Ömrümce onun bunun türküsünü çağırıp durdum, yeter artık!"

Türküsünü çağırmak