Deyimler
İletişim

"Diz çökmek" deyiminin anlamı nedir?

Dizini yere koyarak oturmak.

Teslim olmak.

"Düşman askerleri önümüzde diz çökmüşlerdi."

Diz çökmek deyimine benzer deyimler

Adı batmak

Unutulmak, adı anılmaz olmak.

Artık adı hiç anılmaz olmak, unutulup gitmek.

Adı batmak

Ağzını havaya (poyraza) açmak

Elindeki fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere bir şeyler elde etmeyi ummak.

Umduğunu elde edememek, fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere beklemek.

"Evi o zaman...

Ağzını havaya (poyraza) açmak

Ağzı süt kokmak

Çok genç ve deneyimsiz olmak.

Çok genç, toy ve tecrübesiz olmak.

"Şu ağzı süt kokan mı yarışacak benimle."

Ağzı süt kokmak

Aklı pusmak

Anlayabileceği şey, dikkatinden kaçmış olmak, dalgınlıktan anlayamamış olmak.

Aklı pusmak

Amana gelmek

Önce direnirken zor karşısında baş eğmek.

"Aman dilemek."

Teslim olmak, önce direnirken zor karşısında boyun eğmek.

"Nihayet düşman amana geldi."

Amana gelmek

Aslı faslı olmamak

Uydurma olmak, yalan olmak, gerçek olmamak, doğru olmamak, asılsız olmak.

Aslı faslı olmamak

Ayağını kesmek (Bir yerden)

Bir yere gitmez, uğramaz olmak.

Birini bir yere artık uğramaz duruma getirmek.

"Öyle korkutun ki o adamın ayağı kesilsin bu meyhaneden?"

Ayağını kesmek (Bir yerden)

Dünyadan elini eteğini çekmek

Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.

"Bizim...

Dünyadan elini eteğini çekmek

Düşman kesilmek

Düşman olmak, düşman gibi görünüp tavır almak.

"Yalnız benim değil, bütün ailenin düşmanı kesilmişti."

Düşman kesilmek

Hazır bulunmak

Bir yerde kendisi bulunmak, var olmak.

Bir yere hemen gidecek, bir şeyi anında yapacak durumda olmak.

"Yarınki toplantıda sen de hazır bulunmalısın."

Hazır bulunmak

Teslim bayrağı çekmek

Yenilgiyi kabullenmek, teslim olmak.

Bir çekişme sonunda karşısındakinin istediğini yapmaya razı olmak.

"Yakında teslim bayrağını çekerler, endişeye...

Teslim bayrağı çekmek

Yüz göz olmak

Senli benli olmak ve birbirinden çekineceği kalmamak, aradaki mesafe kalkmış olmak, lâubalileşmiş olmak.

"İyice yüz göz olduk, beni artık dinlemiyorlar."

Yüz göz olmak