Abur cubur
Besin değeri, tadı vb.düşünülmeksizin, zamanlı zamansız ve rasgele yenilen şeyler.
Yiyeceğinden, içeceğinden vb. ihtiyaçlarından keserek zorla biriktirmek.
"Seni, dişimden tırnağımdan artırdığım parayla okuttum!"
Besin değeri, tadı vb.düşünülmeksizin, zamanlı zamansız ve rasgele yenilen şeyler.
Karşı koymasına olanak vermeyerek zorla.
Çok az konuşur, sessiz, kimseye karşılık vermez.
Oldukça sessiz, sakin, kendi hâlinde.
Konuşmayıp susan, derdini anlatmayan.
"Telâşlanma sakın, ağzı var dili...
Bir işi başarmak uğrunda çok yorulmak, sonuca kadar çok zahmet çekmek.
"Seni buluncaya kadar akla karayı seçtim."
Mantıksız, ölçüsüz davranışlarda bulunmaktan kendini kurtararak akıllıca bir yola girmek.
"Aklını başına al, yoksa bu içki seni götürecek."
Esen kal. Seni tanrıya emanet ediyorum. Tanrı seni her türlü kötülükten korusun. (Ayrılırken kalana söylenir.)
Herhangi bir şeyi Yüce Allah`ın korumasına ve esirgemesine terk etmek.
"Seni Allah`a emanet ederek gidiyorum oğlum."
Seni sıkan bir durum mu var? Neden gitmek istiyorsun? Konukluğunu uzatmanı dilerim.
Birini, görevi olmayan, zorunlu olmadığı bir işte çalışmaya zorlamak, zorla çalıştırmak.
Bir yerde ayakta beklemekten veya uzun süre dolaşmaktan çok yorulmak.
"Seni aramaktan ayaklarıma kara sular indi, nerelerdeydin Allah aşkına!"
Bir kimsenin göründüğü, sanıldığı gibi olmadığını kurnaz, işbilir, şakacı vb. olduğunu anlatmak için kullanılır.
Değerini, onurunu çok düşürmek.
"Seni arlanmaz utanmaz seni, beni iki paralık ettin, senin yüzünden topluma çıkamaz oldum!"