Deyimler
İletişim

"Ağlamaklı olmak" deyiminin anlamı nedir?

Çok üzülmek, üzüntüden ağlayacak duruma gelmek.

Ağlamaklı olmak deyimine benzer deyimler

Adam olmak

Bir kişi yetişip topluma yararlı duruma gelmek.

İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.

Adam olmak

Adam oluncaya kadar dokuz fırın ekmek ister

Yetişip topluma yararlı duruma gelmek.

İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.

Yetişip topluma yararlı bir kişi olması için uzun zaman gerek.

Adam oluncaya kadar dokuz fırın ekmek ister

Ağzının suyu akmak

Çok beğenip imrenmek.

Çok beğenip isteyecek duruma gelmek, imrenmek.

"Vitrindeki kızarmış tavuğu görünce ağzımın suyu aktı."

Ağzının suyu akmak

Aklı başından gitmek

Bayılmak.

Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.

Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.

Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...

Aklı başından gitmek

Burnu Kaf dağında (olmak)

Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).

"İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."

Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar...

Burnu Kaf dağında (olmak)

Burnunun direği sızlamak

Çok acı duymak (maddî).

Çok üzülmek.

"Soğuktan burnumun direği sızladı."

Burnunun direği sızlamak

Burun buruna gelmek

Ansızın karşılaşmak, karşı karşıya gelmek.

Birbirine çok yaklaşmak, birine çok sokulmak.

"Kapıdan çıkar çıkmaz öğretmenimle burun buruna geldim."

Burun buruna gelmek

Eli ayağı buz kesilmek

Korku, heyecan ve üzüntüden ne yapacağını bilemez duruma gelmek, donup kalmak.

Çok üşümek.

"Haydi elimiz ayağımız buz kesmeden girelim içeri."

Eli ayağı buz kesilmek

Gözü doymak

Çok istenen bir şeye kavuşup, artık istemez duruma gelmek.

"Sanırım şimdi gözün doymuştur, daha istemezsin artık."

Gözü doymak

İçi yanmak

Çok susamak.

Büyük bir acı sebebiyle çok fazla üzülmek.

"Sanki yalnız onun içi yanıyordu."

İçi yanmak

Zindan kesilmek

Çok karanlık duruma gelmek.

Yaşanılan yer çok sıkıntı verici, yaşanılamayacak derecede kötü hâle gelmek.

Zindan kesilmek