Acemilik etmek
Deneyimsiz olmadığı halde dalgıya düşüp acemice davranmak.
Sağlam olmadığı anlaşılmak.
Deneyimsiz olmadığı halde dalgıya düşüp acemice davranmak.
Bir kimseye, değeri olmadığı halde değer vermek
Sözü doğru dürüst söyleyememek.
Açıkça söylemekten çekindiği şey, konuşmasından anlaşılmak.
Kendi sermayesi olmadığı hâlde, birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek.
Bir takım oyunlara karışmış olmak, iş, dürüst bir temel üzerine kurulmuş olmamak, böyle bir işe girişmekte sakıncalar bulunduğu anlaşılmak.
Birini, görevi olmayan, zorunlu olmadığı bir işte çalışmaya zorlamak, zorla çalıştırmak.
Güçlü bir kimseye ya da sağlam bir şeye dayanmış olmak.
Söyelenen bir şeyi doğru olmadığı anlaşılmak.
İşe yaramaz olduğu, sağlam olmadığı anlaşılarak bir yana atılmak.
Sağlığı el vermediği için askerlik görevine alınmamak.
"Çürüğe çıkmak için can atanlar da yok...
Sağlam bir yanı bulunmayan, kırık, eski (şey).
Hiçbiri sağlam, işe yarar olmayan (şeyler).
İşe yaramadığı, sanıldığı gibi olmadığı, boş ve değersiz bir kişi olduğu anlaşılmak.
Yüzünden hoşnut olmadığı anlaşılmak, asık yüzlü olmak.
"Baksana, yüzü sirke satıyor adamın."