Adet edinmek
Bir şeyi yapmayı huy ve alışkanlık durumuna getirmek.
Çocukların oyunlarına karışmayı, onları başına toplayıp çocuksu işler yapmayı seven yaşlı adam.
Bir şeyi yapmayı huy ve alışkanlık durumuna getirmek.
Aynı şeyi söylemeyi, ya da yapmayı aralarında kararlaştırmak.
Başına dert açmak.
Birinin söylediklerini zevkle ve dikkatle dinlemek, bu sözlere uymak.
Konuşan bir kimseyi seve seve ve dikkatlice dinlemek.
"Konuşması onları öyle sarmıştı ki...
Öteki işler arasında bir işi de yapıvermek.
Yapılmakta olan işler arasından işi de yapıvermek.
Her işe uyar, her işe yarar, ince işler için de kaba işler için de kullanılabilir.
Bir şeyi yapmayı düşünmek, olmasını istemek, o şeyi düşünür olmak.
"Ben de o işi yapmayı gönlümden geçirmiştim."
Sarhoşluktan, bayıldıktan sonra ayılmak.
Aklı başına gelmek.
Bozuk olan durumu düzelmek.
"Oh, nihayet kendine geldi bizim adam!"
Kendisinden yapılması istenen işi, birçok ricadan, birçok ısrardan sonra yapmayı kabul etmek.
"Kendini ağır satmakla adam olduğunu mu kanıtlayacak?"
Kararsız, hevesi çabuk geçen; bugün şunu yarın ötekini beğenen.
"Maymun iştahlılığı yüzünden başına olmadık işler geldi."
Bir şeyi minnetle karşılamak, seve seve kabul etmek.
"Adam sana iş verecekmiş, daha ne istiyorsun, öpüp başına koy."
Beklenmedik, şaşırtıcı, ansızın gelen.
Yüksek bir makamdan çıkan buyruk, emir.
"Tepeden inmeyle bir sürü ehliyetsiz adam geçti işin başına."