Aklı ermek
Ne olduğunu anlayabilmek.
Ne olduğunu, nerede olduğunu bilen yok.
Ne olduğunu anlayabilmek.
Zahmetli iş görüp çok emek vermek.
"Alın teri dökmeyenler, emeğin ne olduğunu bilemezler."
Evde ne yemek varsa
Elimize (elinize) ne geçerse, ne kazanabilirsek.
Bir işin çok güç olduğunu, yapılamayacak kadar zor olduğunu anlatır.
Küçümseyerek meydan okumak, tehdit etmek.
"Beni polise bildirenin alnını karışlarım."
Çok fazla sevinmek.
Dengesiz hareketlerde bulunmak, durumunu kontrol edememek, şaşkınlıktan nerede olduğunu bilememek.
"Eşinin ölümünden sonra bastığı yeri...
"Senin ne mal olduğunu biliyoruz, bize yutturamazsın ya; seni yeterince tanıyoruz, herkesi aldatabilirsin ama bizi asla" anlamında kullanılır.
Kırılması zor, kabuğu sert ceviz cinsi.
Yola getirilmesi, yenilmesi zor rakip; başarılması güç iş.
"Şimdi anlıyordu rakibinin ne deneli çetin ceviz olduğunu."
Bir şeye, bir kimseye sık sık bakarak ne durumda olduğunu kontrol etmek, dolayısıyla kötü bir sonuca meydan vermemeye çalışmak.
"Gözünüz üzerinde olsun,...
İnsanların karakterini çabucak anlayacak duruma gelmiş (olmak).
"Dedem insan sarrafıdır, onu bir görse ne biçim bir adam olduğunu hemen anlayıverir."
Ne zararı var.
Bir sonuç vermez.
Ne fayda, ne zarar umulur.
"Biraz sert konuşmuşsam, ne çıkar bundan?"
Ne zengin ne yoksul, ne iyi ne kötü, ne çirkin ne güzel.
"Onlar orta hâlli bir ailedirler."
Ne var ne yok hepsini söylemek, arka arkaya sıralamak.
"Ne sözler sayıp döktü ama kimse anlamadı."